"Bizim türümüzün bu dünyada yaşamaya, hem birbirini hem de dünyayı yok etmeye hakkı yok, hepimizin içinde korkunç bir canavar yaşadığı yadsınamaz bir gerçek diye düşündüm. Eğer Zilan, Nergis, Meleknaz ve binlercesi homosapiens değil de hayvan olsaydı bu acıların hiçbirini çekmezlerdi, kendimizi hayvanlardan ve bitkilerden üstün görmemiz büyük bir aldatmaca, insanlık diye yücelttiğimiz şey aslında ne aşağılayıcı bir kavram diye düşündüm. Ayrıca bütün bunlar olurken bu kadar dinin tanrısı ne yapıyordu diye sordum kendime ve cevabı buldum. Tanrı o sırada dinleniyordu, çünkü yedinci gündü, altı günde evreni yaratmıştı ve yedinci gün dinlenmeye çekilmişti. Herhalde bu yüzden çığlıkları da duymamıştı.
Sümer mitolojisinde babasız çocuk doğurma efsanesini alıp Zerdüştlere ve oradan da Kimseler bilmez bu sırrı / Gerçeği bir Meryem bilir diyen Anadolu aşıklarına geçiyor. Ona göre her şey birbirinin devam, her asırda aynı masallar tekrarlanıyor.
Şikayet ettiğimi sanma sakın
Sevgilinin ayakları altında ezilen üzüm gibi
Lal renkli şaraba dönüştüm ben
Bu yüzden razıyım ezilmeye.
Daha üzüm asması yaratılmadan sarhoş olanım ben
Sen doğmadan önce berduş olanım ben.