Post-modern düşünce, özgürlüğün sadece bireysel bir seçim ve irade meselesi olmadığını, toplumsal yapılar, güç ilişkileri, dil ve kültürel normlar tarafından şekillendirildiğini vurgular. Bu anlayışa göre, özgürlük illüzyonunun gerisinde, bireylerin sürekli olarak biçimlendirildiği, yönlendirildiği ve sınırlandığı bir yapı vardır. Yani, post-modern düşünceye göre, özgürlük, sabit bir değer ya da evrensel bir hak değildir; aksine, sürekli sorgulanan, yeniden inşa edilen ve çoklu etkileşimlerin etkisi altında şekillenen bir kavramdır.
Hasılı post-modern düşünce özgürlüğü bağımlı kılmış, sınırlamış ve özgürlük mefhumunu yeniden tanımlamıştır.