Mehmet Çağımnı

Mehmet Çağımnı
@Mehmetcagimni
Yeni post-punk tarzı “Sayko Evans” şarkım YouTube’da yayında. youtu.be/tiPW2DzvqKU?si=...
İstanbul Üniversitesi - Edebiyat
8 Ocak 2001
101 okur puanı
Ekim 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Mesele doğru insanı bulmak değildir. Asıl mesele, yanlışlarıyla var olan doğru insanla aynı hayatı, aynı nefesi, aynı ruhu, aynı kalbi paylaşabilmektir; kısacası, kusurlarıyla, hatalarıyla ve kırılmış yanlarıyla gerçek bir insanı sevebilmektir. Çünkü sevgi, bir insanın en parlak taraflarına hayran olmakla başlamaz; onun karanlığına tanık olduktan sonra da kalabilmekle anlam kazanır. En zor günlerinde, en kırılgan anlarında, hatta size karşı yaptığı en büyük yanlışların ardından bile onun insan oluşunu görebilmektir. Zira insan, yalnızca erdemlerinden ibaret değildir; yaraları, eksiklikleri ve çelişkileriyle de bütündür. Eğer hayatı yalnızca kusursuzluk ve doğruluk üzerine kuruyor olsaydık, kurduğumuz şey sevgi değil, hesap olurdu. Oysa sevgi, mantığın içinde yaşayan bir olgu değildir. Mantık nedenleri arar; aşk ise bütün nedenleri susturur. Bu yüzden aşkın olduğu yerde kesinlik değil, teslimiyet vardır. İnsanlar birbirlerinin yalnızca ışığını değil, gölgelerini de gördüklerinde ve buna rağmen birbirlerine sırt çevirmediklerinde, işte o zaman aralarında sıradan bir yakınlık değil, hakiki bir bağ doğar. Çünkü gerçek yakınlık, kusursuzlukta değil; kusurlara rağmen sürdürülen sadakattedir. Belki de doğru insan, hiç hata yapmayan kişi değildir. Belki de doğru insan; bütün yanlışlarına, bütün eksikliklerine ve bütün kırılmış yanlarına rağmen kalbinizin onu sevmekten vazgeçemediği kişidir. Çünkü bazen kalp, aklın kusur saydığını kader olarak görür. (Mehmet Çağımnı)
Alıntı
Kendimi bir şey zannetmiyorum. Kendimi bir şey zannettiğimi sandığınız o kişinin bizzat kendisiyim. Zannetmek ayrı, bilmek ayrı; ben biliyorum. Sizler ise zannettiğimi sanıyorsunuz. Herşey benim için kumsaldaki bir kum zerresi kadar. Ben ise okyanusun kendisiyim. Dünya, benim arka bahçemdeki oyun alanımdan başka biryer değil. Kibirli olduğumu düşünenler olabilir; buna itiraz edecek değilim. Çünkü ben alkışlarla büyümedim, eleştirilerle de küçülmem. Hakkımda ne düşündüğünüzü merak etmiyorum. Zerre kadar önemsediğim de söylenemez. Eğer önemseseydim zaten en baştan böyle cürretkâr bir paylaşım yapmazdım. Çünkü fırtına, yaprakların kendisi hakkında ne söylediğini dinlemez. Aslan, koyunların fikirleriyle ilgilenmez. Okyanus da kıyıya vuran köpüklerin hükmüne göre derinleşmez. Bugün buna kibir dersiniz. Yarın başarı dersiniz. Öbür gün vizyon dersiniz. İnsanların değişen isimleriyle uğraşacak kadar küçük hedeflerim yok. Benim yolum, tabelalara göre yön değiştirecek bir yol değil. Ben yürürüm. İsteyen izler. İsteyen eleştirir. İsteyen anlamaya çalışır. Ama hiçbirinin sesi, ufuk çizgisinden daha uzağa ulaşamaz. (Mehmet Çağımnı)
Alıntı
Kalabalıklar; içsel kaygıların, düşüncelerin, planların en gürültülü biçimidir. İnsanlar arasında yürürken bile kendi mezarındasın. Kimse kimseyi duymaz, herkes kendi çığlığıyla sağırdır. (Mehmet Çağımnı)
Alıntı
“İnsan aslında tek bir hayat yaşamaz. Her insanın içinde seçeneklerle dolu yaşamlar vardır: Aklının seçtiği hayat ve ruhunun ait olduğu hayat. Beden çoğu zaman aklın kurduğu düzende yaşar; fakat ruh, seçilememiş ihtimallerin kuşatıldığı hayatın içinde kalmaya devam eder. Hayat bize yüzlerce seçenek sunar. Aklımız bu seçenekler arasından yalnızca birini seçer ve onu yaşarız. Diğer seçilmemiş hayatlar ise sadece içimizde yaşamaya devam eder. Eğer insan aklıyla kendisi için en doğru hayatı seçemezse, bedeni bir hayatta yaşadığını sanarken ruhu, kendi bedeninde yarattığı hapishanesindeki parmaklıklar arkasından bambaşka seçeneklerin sunulduğu hayatı izlemeye devam eder.” (Mehmet Çağımnı)
Alıntı