Hergün, başka bir şekl alacak dinin, Allah tarafından gönderilmesine ne lüzûm var? Bunu herkes yapabilir. İşlerine gelmeyince değişdirilecek bir din! İşte reformcular, böyle din istiyorlar.
İslâmiyette mezheblerin ayrılmasını saltanat kavgalarına bağlamak, mezheblerin ne olduğunu bilmeyen cahillerin sözüdür. Dîni siyâsete karışdırmakdır. Mezheblerin ayrılması, islâmiyetin insanlara verdiği fikir hürriyyetinden doğmuştur.
İslâm dinine başka dinlerde olduğu gibi, hurâfeler karışmamışdır. Câhillerin yanlış inanışları ve konuşmaları olabilir. Fakat bunlar, islâmın temel kitaplarında bildirilenleri değiştirmez. (...) Câhillerin sözlerinin ve kitâblarının ve dergilerinin hatâlı olması, islâm dîninin temel kitâblarına kusûr ve leke kondurmağa sebeb olamaz.
Yalancı etiketler, diplomalar verilerek anavatana gönderilen fen adamı şeklindeki sinsi düşmanlara, (Fen yobazı) denir. Böyle diplomalı yobazlar, masonların çok kurnaz ve milyonlar harc ederek çevirdikleri dolapları ile, Osmanlı devletinde iş başlarına getirildi. Meselâ mason olan Mustafa Reşid Paşa, Fuad Paşa ve benzerleri, medreselerden fen derslerini kaldırdılar. Mithat Paşa, Tal'at Paşa din derslerini de azaltdılar.