Mehmet Sema

Mehmet Sema
@MehmetsAli
I'm learning...
Bu nedenle camiide hutbeler Türkçe okunur
“Efendiler, Camiiler, birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiiler, itaat ve ibadetle birlikte, din ve dünya için neler yapılması gerektiğini düşünmek, yani danışma için yapılmıştır. Geçen sene Millet Meclisinde verdiğim bir nutukta demiştim ki; ‘Mimberler halkın zihni, vicdanları için bir bereket, bir nur kaynağı olmuștur.’ Böyle olabilmek için mimberlerden yankılanacak sözlerin bilinmesi ve anlaşılması ve fennin ve ilmin hakikatlerine uygun olması gerektir. Hutbeyi veren kişilerin siyasi, toplumsal durumu, çağdas gelişmeleri her gün takip etmeleri zorunludur. Bunlar bilinmediği takdirde halka yanlış bilgi verilmiș olur. Bundan dolayı hutbeler tamamen Türkçe ve zamanın gereklerine uygun olmalıdır. Ve olacaktır.” Mustafa Kemal Atatürk
Sayfa 77·Kitabı okudu
Alıntı
Mehmet Sema isimli okura yanıt verildi
Mehmet Sema
Funda Usta Camileri ve Türkleri kastetmemiştim aslında. Mesela, İncil'i diyelim, kilisede veya diğer ibadethanelerde hangi dilde okuyorlar? Asıl merak ettiğim buydu, soruyu açık iletememişim :(
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bu nedenle camiide hutbeler Türkçe okunur
“Efendiler, Camiiler, birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiiler, itaat ve ibadetle birlikte, din ve dünya için neler yapılması gerektiğini düşünmek, yani danışma için yapılmıştır. Geçen sene Millet Meclisinde verdiğim bir nutukta demiştim ki; ‘Mimberler halkın zihni, vicdanları için bir bereket, bir nur kaynağı olmuștur.’ Böyle olabilmek için mimberlerden yankılanacak sözlerin bilinmesi ve anlaşılması ve fennin ve ilmin hakikatlerine uygun olması gerektir. Hutbeyi veren kişilerin siyasi, toplumsal durumu, çağdas gelişmeleri her gün takip etmeleri zorunludur. Bunlar bilinmediği takdirde halka yanlış bilgi verilmiș olur. Bundan dolayı hutbeler tamamen Türkçe ve zamanın gereklerine uygun olmalıdır. Ve olacaktır.” Mustafa Kemal Atatürk
Sayfa 77·Kitabı okudu
Alıntı
Mehmet Sema
Son cümle müslümanları düşündürecek ve hoşuna gitmeyecek türdendir. Şahsım adına bilmediğimi söyleyerek, merak ettiğim hususu soru olarak bırakmak istiyorum. Belki, bilenler vardır umuduyla... Batı ülkelerinin en gelişmiş olanlarında, ibadethanelerde ibadet vakti okunanlar, ibadethanenin bulunduğu ülkenin diline göre mi okunuyor? Yoksa, Kutsal kitaplarının metnine sadık kalınarak mı?
Kul hakkı
Allahü teâlâ günahları ikiye ayırmıştır: 1- Kendisiyle kulları arasındaki günahlar. 2- Kulların birbiri arasındaki günahlar, kul hakları. Cenâb-ı Hak, kendisiyle kulu arasındaki günahları affeder veya cezalandırır. Bu, Rabbimizin bileceği iştir, ama kullar arasındaki günahlarda mutlaka adâlet olacaktır. Yani âhırette kul haklarından herkes hesaba çekilecektir. Peygamber efendimiz buyuruyor ki: “Âhırette sırat köprüsünde her Müslümana yedi sual sorulacaktır. Birincisi îmândan sorulacaktır, ikincisi namazdan, üçüncüsü oruçtan, dördüncüsü hacdan, beşincisi zekâttan, altıncısı gusülden sorulacaktır. Yedinci suale gelince, Peygamberler bile masum oldukları hâlde, bu sualden korkarlar. O da kul hakkıdır.” Bir kimse, Peygamberlerin yaptığı ibâdetleri yapsa, fakat üzerinde başkasının bir kuruş hakkı bulunsa, bu bir kuruşu ödemedikçe, Cennete giremez. Kul hakkı o kadar mühim ki, bir dank [yarım gram gümüş] hak için, cemaatle kılınmış, kabul olmuş 700 namazın sevâbı alınıp, hak sâhibine verilecektir, sevâbı yoksa onun günahı buna yüklenecektir. Kul hakkının önemini bilip bundan sakınan bir Müslüman, kesinlikle tartışmaya giremez, kavga edemez, kalb kıramaz. Çünkü kul hakkından korkar. Hele kalb kırarak kul hakkına girmek, çok büyük günahtır. Bunun için Peygamber efendimiz buyuruyor ki: “Bir mü’minin kalbini kırmak, 70 defa Kâbe’yi yıkmaktan büyük günahtır.” Din kitaplarımızda; “Hanımının hak ve hukukuna riåyet edemeyecek olan, kul hakkına girmemek için evlenmesin!” buyuruluyor. Yani kadın; esir değildir, köle değildir, hizmetçi de değildir. Bazı din büyükleri, kul hakkı geçmesin diye, kendi hanımından, kendi çocuğundan bile, bir bardak su istemez, kalkıp kendileri alırlardı. Bazı büyükler de, emir vermemiş olmak için; “Bir bardak su verir misin?” derler, kul hakkından çok
Mehmet Sema
Kullun rabbine karşı işlediği günah, günahların başı ve affı olmayan şirk günahıdır. Çağımızda en çok işlenen günah da budur. Allahü teâlâ bizi islah etsin, bizi korusun ve tövbesinde sebat edenlerden etsin inşallah.
Kitap önerisi lütfennnn..
Sonunda "ohaaaa,yuhhhh" dedirtecek psikolojik gerilim, polisiye tarzı bir kitap istiyorumm önerilere ihtiyacım var🥺
Mehmet Sema
Jean-Christophe Grangé yazmaya gerek yok değil mi?