"Yalan yuvalandıysa dilinin ardında, Haram kattıysan servetine malına, Kırdığın bunca gönlün ahı yakanda, Yediğin kul hakkı sırtında oldukça değil Cami, Kâbe’ye köprü yaptırsan ne fayda."
Ömer Hayyam
Ömer Hayyam
Gerçekte İslam tüm gayrimüslimlere inanç özgürlüğü verir.Kişi istediği yaşam tarzını seçebilir ve istediği şeye tapıp tapmamakta özgürdür.İslam müminlere,kafir ve müşrikleri yalnış inanç ve alışkanlıklarından ikna yoluyla vazgeçirmeye çalışmalarını tavsiye eder;fakat bu amaçla savaş yapmasına izin vermez.Diğer tarafda kimseye, insanları Allah'tan kulluktan vazgeçirip başka birşeye kul etme hakkı da vermez.Adalete aykırı bir durumu ortadan kaldırmak için savaşa izin verir.Bu nedenle kâfirlerin hakimiyeti ve politik üstünlükleri ortadan kaldırılmadıkça ve Allah'ın dini için gerekli özgürlük sağlanmadıkça müminlere dinlenme yoktur. {Bakara 193 tefsir}
Reklam
Müslüman, sözlerinin hesabını vereceğine iman etmiştir. Ağzımızdan çıkan kelimeler, ikinci bir mümini rencide ederse bu bir nevi kul hakkı olur.
Kul hakkı bir değer olarak gerçekten ailede yaşıyorsa o aile bilir ki, çocuk doğar doğmaz haklarıyla doğar ve onun haklarına saygı duyulur.
Allah merhametlidir, affeder; ya insanlar, haklarını helal eder mi?
Kul hakkı bedende kanser gibidir. Müslümanlığımızın bize kazandırdığı ne kadar sevap ve güzellik varsa kul hakkı bunları yiyip bitirebilir.
Kul o ki, nefsini yularla güde Mal o ki, bekçisin muazzez ede Dil o ki, her yerde hakkı konuşa Yol o ki, dosdoğru Allah(C.C.)'a gide.
Reklam
Özgürlük,demokrasi,aşk gibi kavramları geçiyorum.Onlar kadar önemli iki şeyden bahsedeceğim birazcık. Biri temiz bir vicdandır.Yapmaniz gerekeni yapmışsınızdır.Kul hakkı yememiş,kimseyi ezmemissinizdir.Yalan söylemediniz,insanları üzmediniz,dolandırmadınız,sömürmediniz.Rahat uyursunuz değil mi?Elbette. Diğeri ise kaşinacak,gocunacak bir yaranızın olmamasıdır.Yarayi uzak bir geçmişte de almış olabilirsiniz.Üzeri kapanmış bile olabilir.Ya da taze ve kanıyor olabilir.Hiçbir şey değişmez.O yara koşullar olgunlaştığında kanar.
Sayfa 149Kitabı okudu
Osmanlı'da ise bir 'asiller sınıfı' olmadığından halk katmanları sistematik bir zulüm ve baskı altında değildir. Her inançtan ve milliyetten insan, 'insanca' muamele görmekte, devlet, canlı varlıklara yönelik herhangi bir baskının 'kul hakkı' oluşturacağı ve kul hakkının Allah tarafından affedilmeyeceği inancı içinde yönetilmektedir.
İslam, bütün insanlığı eşit haklara sahip görür, hakkı üstün tutar, sömürüyü reddeder, kimsenin kimseye kul ve köle olmasını kabul etmez.
Kul Hakkı yiyenlerin makul hakları da elinden alınır…
Reklam
Kaçak elektrik kullanan, komşusunun bakkalı iş yaptı diye karşısına hemen bir bakkal konduran, "kul hakkı" kavramına bütünüyle yabancı, işçisini zalimce ve dibine kadar sömüren, cami çıkışında attığı beş on lira ile hayırseverlik yaptığını sanan dindarların çoğunlukta olduğu bir ülkemiz var. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın atasözünü icat etmiş ve yüzlerce yıldır muktedirlerin zulmettiklerine sessiz kalıp yardıma koşmamış bir dindarlık var Anadolu' da. Bunun sonu nereye varır?
Sık sık, sadece kendi çıkarlarının dikkate alınmasını "adil" gören topluluklara tanık oluyorum. Oysa kul hakkı her insan için geçerlidir. Müslüman olsun olmasın, insana yapılan her türlü haksızlık kul hakkı yemektir.
Ne kul hakkına girin ne de kendiniz adına kul hakkı yaratın..
232 syf.
8/10 puan verdi
·
25 saatte okudu
Korku hikayeleri, gerçeküstü bir sürü kavramı barındırır. Paranormal hareketler, klozetten çıkan kafa, spermsiz yaratıldığı için ve annenin ikame “baba” bulamamasından kaynaklı doğum aşamasında pelteye dönüşen bebek, altın yumurtlayan tavuğa benzer tilki… Yazarın bir diyeceği var bu kısa öykülerde. Klozetten çıkan ve kan dışkı salya ve idrardan
Lanetli Tavşan
Lanetli TavşanBora Chung · İthaki Yayınları · 20231,836 okunma
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.