Mel

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·224 syf.··
20 saatte okudu
·
2021 113. kitabı
Gültekin Çizgen
6.2/10 · 12 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Kendi iddialarımın esiri oldum, vardığım sonuç baştaki temel aldığım fikrin tam karşıtı. Sınırsız özgürlük fikrinden yola çıkıyorum, sınırsız despotluk oluyor vardığım nokta. Ama buna, benim toplumsal formül olarak getirdiğimin dışında bir çözüm olmadığını da ekliyorum”, dedirtir Dostoyevski Ecinniler' deki mutluluk dağıtıcısı Şigalyov’a. Çağdaşı Berdyayev de özgürlük üzerine benzer şeyler yazar: “Özgürlük iyiyle, doğruyla, mükemmelle özdeş tutulamaz. [...] Özgürlüğün iyiyle ve mükemmellikle her karışımı ve özdeş tutulması bizzat özgürlüğün reddidir, şiddet ve baskı ilanıdır. Zora dayanan iyi artık iyi değildir, kötüye dönüşmüştür.” “Majesteleri, mükemmellik peşinde olmak, insan ruhuna musallat olabilecek en tehlikeli hastalıklardan biridir” der bir Fransız senatörü, I. Napolyon’a hitaben yaptığı konuşmada. “Her psikolojik aşırılık gizliden gizliye karşıtını içinde taşır veya karşıtıyla yakın ve asli bir ilişki içindedir”, diye yazar C.G. Jung [7]. Bundan ikibin yıl önce ise Laotse iyiye yönelmeyle kötünün yükselişine nasıl yol açıldığını, eşine az rastlanır bir açıklıkla yazmıştır: Büyük anlam bırakılmıştı bir yana: töre ve görevdi sonuç. Akıllılık ve bilgi çıktı ortaya: büyük yalanlardı sonuç. Kan bağı olanlar arasına nifak girdi: çocuk yapma ve aşktı sonuç. Devletler karıştı ve düzenleri yıkıldı: sadık hizmetçilerdi sonuç. Bu bir şeyi açıklamış olmuyor, ama dünyamızın halini açıklıkla ortaya koyuyor: kim summum bonum isterse, summum malum’u da harekete geçirir.* En yüce iyiye hiçbir uzlaşma tanımadan yönelmek - konu ister güven olsun, ister vatan, barış, mutluluk ya da başka bir şey - bir nihai reçeteçözümdür, ya da (izninizle efendim) hep iyiyi isteyip kötüyü yaratan bir güçtür. Eğer o ülkelerden birinde yaşıyorsanız, n ’olur bunu sakın yüksek sesle
Puan vermedi·204 syf.··
2021 107. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2021 16:58
Öncelikle kitaptan bağımsız birkaç şey aktarmak istiyorum. Tin ile fenomenler dünyası arasındaki araç, bedenimizdir. Dünyayı algılamamız 5 duyu organımızın kendi içindeki sınırlılığı ile mevcuttur. İnsanlar 20- 20.000 heartz aralığı duyabilir. Bu frekans sınırlarının altındaki veya üstündeki sesleri duyamayız. Ultraviyole ışınlarını göremeyiz. Yani, bu dünyayı duyu organlarımızın yetileri ile algılıyoruz. Yapılan birçok araştırmada, bedenimizdeki kimya değişiminin düşünce yapılarımızı, bakış açılarımızı değiştirdiği ortaya konmuştur. Ör; serotonin seviyemizin yüksek olduğu bir günde, karşılaştığımız olumsuz olaylara yaklaşımımız daha pozitif ve çözüme yönelik olurken, Düşük serotonin salgılandığı bir günde ise daha depresif bir düşünce yapısı içine girip, en ufak bir durumu bile olduğundan daha fazla negatifleştirme eğilimi içinde oluruz. Dixon'ın kitapta aktarmak istediği şey; bendenimizin, bu dünyada yaşamamıza yardımcı olan bir kabuk olduğu, bu kabuğa iyi bakmamız, değer vermemiz, onu dinlememiz gerektiğini söylüyor. Dünya içindeki fiziksel duruşumuzun, mimiklerimizin, hareketlerimizin, her bir organ işlevinin bilinçli farkındalığını yaratmak istiyor. Kitap içinde çeşitli psikolojik ve fiziksel egzersiz tekniklerine yer vermiş. Tabii yazı dili ile anlamak zor, bu egzersizlerin ek olarak görsel duruşlarına bakmanız gerekiyor. Çok güçlü bir kitap değil ama ana teması iyi bir niyet içeriyor. Ne olursa olsun bedenimizi sevmemiz, değer vermemiz ve onu dinlememizin gerekliliğini aktarıyor. Benim kitaba bakış açım, yukarıda ek olarak verdiğim bilgiler ışığında oldu. Zihinsel ve dünyevi değerleri önemseyip dillendiren milyonlarca kitap vardır, ancak bedeni bir kişilik statüsüne çekip onu dinleyen, değerlendiren pek fazla kitap mevcut değil. Bedeni ehlileştimek için
Vücut DersleriMarian Wolfe Dixon · Dharma Yayınları · 20069 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2021 108. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2021 16:58
İçeriğine dair özet geçilebilecek bir kitap değil. Dili ve kitabın bütünseliği hakkında yorum yapmam kâfi olacaktır. Ahlak felsefesine dair tüm felsefeci ve teorilerinin içinde olduğu çok kapsamlı bir çalışma. Bir eseri orijinal diliyle okumak kadar akıcı bir durum yok heralde. Çok başarılı bir çalışma, dili gayet anlaşılır ve akıcı. Aktarımları o kadar yalın ki, Heidegger gibi zor bir felsefecenin Varlık ve Zaman eserini bile bir okuyuşta anlayabiliyorsunuz. Eserini anlaşılabilmesi için ekstra gündelik dile çekmiş. Ya da, ben çok fazla çeviri facialarına maruz kaldığım için Türk bir yazardan okumak bana çok akıcı geldi. Ahlak felsefesine dair merak ettiğiniz her şey içinde. Sadece bu eseri okumanız bile yeterli olacaktır.
Etik Ahlak FelsefesiAhmet Cevizci · Say Yayınları · 2016132 okunma