Melatiny

Melatiny
@Mela_tiny
Neşeyi ancak üzüntüyü öğrendiğinde anlarsın. En yüksek doruklarda gezinen bizler, bazen en derin kuyulara da düşebiliriz. Bir denge var Güzelliği de burada
Flaubert’in aşk tanımı; Merak. Birine karşı ansızın merak duymaya başlarsınız, korkunç bir merak. Onu tanımak, onunla doğmak, dünyaya onunla yeniden gelmek istersiniz. Bu yüzden aşka en uzak cümle senden nefret ediyorum değil, artık bilmek istemiyorumdur."
Reklam
'Öylece yok olup gideceklerini bildiğin halde, duygularına nasıl güvenebilirsin' - Blue Valentine
'' Bazıları bana "Tabiat" der. Bazılarıysa "Tabiat Ana". 4,5 Milyar yıldan fazla zamandır buradayım. Sizden 22.500 kat daha uzun süredir. Aslında insanlara ihtiyacım yok. Ama insanların bana ihtiyacı var. Evet, geleceğiniz bana bağlı. Ben geliştiğimde, Siz de gelişirsiniz. Ben gücümü kaybedersem, Siz de kaybedersiniz. Ya da daha kötüsü... Ezelden beridir burdayım ben. Sizden daha büyük türleri doyurdum. Ve sizden daha büyük türleri aç bıraktım. Benim okyanuslarım. Benim toprağım. Benim çağlayan sularım. Benim ormanlarım. Sizi içlerine alabilirler. Ya da ortada bırakabilirler. Her gününüzü nasıl yaşamayı seçtiğiniz, Beni önemseyerek veya hiçe sayarak, Benim umrumda değil. Öyle,Ya da böyle. Davranışlarınız "sizin" kaderinizi belirleyecek. Benimkini değil. Ben tabiatım. Ben yoluma devam ederim.
"Belki çok defalar, omuzlarım yorulmuş olduğu halde çantamı yeniden sırtlamak mecburiyetinde kalacağım. Ve olabilir ki dört yol ağızlarında ve hudutlarda tereddüt edeceğim. Ve benliğimden bir parça koparıp geride bırakmak icap edecek. Ve sendeleyeceğim ve düşeceğim. Fakat düştüğüm yerde yatakalmayacağım.Tekrar ayağa kalkacağım ve yoluma devam edeceğim ve geri dönmeyeceğim. Belki hiçbir zaman tam manasıyla bahtiyar olmayacağım; zannediyorum ki çektiğim iztirap bende tam manasıyla bahtiyar olma kabiliyetini öldürmüştür. Ve ben hayatta daima biraz na-mevcut bulunacağım ve hiçbir yer tamamile yurdum olamayacaktır. Fakat hiçbir zaman da büsbütün bedbaht olmayacağım zannederim. Çünkü beni hayata raptedebilecek bir şey daima hazır bulunacaktır. Velev ki kendi ellerim olsun, yahut bir ağaç yahut nefes alan toprak."
"Sevgili Sumru, umarım beni anlarsın ve böyle çekip gitmemden dolayı kızmazsın. Ne yapayım ki başka çarem yoktu, en doğru olan buydu. Diğer türlü sana haber verip gitmem inan benim içinde çok zor olurdu. Sanırım bir daha karşılaşmayacağız, ama insan yine de umut etmek istiyor. Çünkü umut etmeden yaşamak ne kadar zor değil mi? Bir gün hiç beklemediğin bir an hiç beklemediğin bir yerde karşına çıkabilmeyi nasıl istediğimi anlatamam. Şimdi güneşli ve güzel günlere olan inancımızla sözleşelim. O günler geldiğinde seninle hep gitmek istediğimiz çocukluğumun geçtiği Siyasümbül gölünün kıyısında birlikte geleceğe yürüyeceğiz. Hakkında pek bir şey bilmediğimiz bir gelecekte değil, çoktan başlamış bir gelecekte, bizim adımızı taşıyan bir gelecekte tüm sevgimle..." Gelecek Uzun Sürer, Özcan Alper
Reklam