...
Bir millet için büyük adam yetiştirmek ne kadar büyük bir mutluluksa, yetiştirememek de o kadar büyük bir felakettir.
Bundan daha büyük ve korkunç olan felâket ise, alelâde adamları büyük sanacak kadar gafilleşmektir.
Bir milletin, özellikle gençliğin ahlâkı önemlidir.
Çünkü milletin mukadderatı söz konusu olduğu yerlerde, onlar iş görecekler, kan dökeceklerdir.
Gençlik, kendini saran maddi ve manevi çevrede ahlâk disiplini, ahlâk örnekleri görürse, ahlâksızlığın daima ezileceğinden emin olursa o zaman kendiside sağlam ahlâklı olarak yetişir.
Fakat gençlik, kendisine sözde ahlâkı telkin yapıldığı halde rüşvet, iltimas, dalkavukluk ve holkabazlığın hâkim olduğunu görürse, işte o zaman onda ahlâki buhran başlar.
...
Kimisi yobaz bir softa olduğu halde, lâik bir cumhuriyetçi kesilir.
Kimisi, zengin ve hovarda bir mirasyedi olduğu veya maiyetinde birtakım zavallı işçiler çalıştırarak onların emeğini sömüren insafsız bir sermayedar olduğu halde, komünistlik taslar.
Kimisi, menfi ruhlu bir dedikoducu olduğu halde, hükümete dalkavukluk eder.
...
Türkçülük rolü yapar.
Türk soyu, eskiyi inkâr eden, kendisine hizmet etmiş eski insanları küçük gören bir soy olmadığı için, böyle yapanların Türklüğünden daima şüphe ederiz.
Bir topluluktan ülküyü kaldırın, insanların hayvanlaştığını görürsünüz.
Ortak düşünce olmayan toplulukta, herkes, yalnız kendi çıkar ve zevkini düşünür. Böyle bir toplulukta fedakârlık, saygı, nezaket kalmaz.
Bencillik, kabalık, rüşvet, iltimas ve namussuzluğun türlüsü alır yürür.