Damarlarına akan kan zifiri
Alır bedeni, verir cesedi
Nefesi dar gelir, kalır kederi
Ben seni derim sen beni
Biz bizi deriz, kader hederi.
Olur mu böyle, alr mı kâle
Kalır mı bize, sevinçle pare
Hep mi bize, bize mi çile
Olur mu söyle, olmasın böyle.
Hayat öylesine garip bir girdap
Bir dem gelir uçurumun kenarinda son bulacakmış gibi
Bir dem gelir sessizlik çınlar kulaklarda
Öyle bir an da gelir ki sakin sükût dolu birkaç an
Sesler gelir kulaklara
Her seste bir anlam her anlamda bir karmaşa
Bazen her şey garipleşir garipleşmekte bir bakıma bir anlam
Vardır öyle anlaşılan mutluluklar
Mutluk mudur anlaşılan? anlaşılmakta ziyade yaşanılan
Nedir böylesine yoran, dolduran, sancıtan,
Büyük bir hiç midir yoksa hiçlik içindeki koca bir hiçlik?
Lakin yoktur yüklenecek başka bir anlam
İşte böyle bir karmaşada boğulur insan
Düşüncelerin varlığı ile beraber farkındalığı
Farkındalık ile kabullenişi
Kabulleniş ile çöpe atılan binlerce olasılık..
Silip süpürdük onlarca ihtimali,
Yok ettik güzel olan ne varsa...
Benliğimizi kemirip bitiren nara,
Kemirip kemirip biz yok ettik
Kimdir sorumlu bizden mi yoksa bilmez mi sorununu, olurunu, bulurunu?
Fahri canımdan bilir misiniz bunca olanları,
Bana mâl eder misiniz bilmeceleri.
Tapusu kimdeydi bu düşüncelerin,
Verin onun olsun tüm mesuliyet.
Onun olsun acısı, sevinci, kederi, ederi..
Bize kalan bir demet çiçek olsun,
Üstünde uğur böcekleri.