Elif

Elif
@Meliffff
Okudukça cahilleştim Sonra anladım Yunusu Mevlâna’yı…
MEB| İngilizce öğretmeni
İstanbul Üniversitesi
Samsun
101 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Kişilik olarak gittiğim ortamlarda kendimi nasıl buradan uzaklaştırıp içimi huzur dolduran bir sığınak bulma derdindeyim he bir de çayı veya kahveyi nasıl bulabilirim diye düşünüp orada kitap okuma peşindeyim. Örneğin bu kare dün kurban yerinde teyzelerin saçma sorularından kaçmak için köydeki derenin en sessiz yerine gittiğim bir andan… Tabi et doğranacak, çay koyulacak bizim deli kız ortada yok… Telefon çaldı… Annem diyo ki okuya okuya başımıza profesör mü olacaksın gel; et kesmeye yardım et 🐄 neyse gittim eti kesemiyorum tabi annem diyo ki kitapta yazmıyor muydu nası keseceğin 🐮 Coğrafya Kaderdir
Reklam
Karadeniz senâlarında kaybolurken Mısır Piramitlerine gitmek için Sahra çölünü açıyorum🌿. #simyacı
Ders yoksa günün açılışı böyle
Niyet ettim Bin muhteşem Güneşi okumaya 😍
Eşitlik erkeğe de kadına da
Ben az önce bu gönderinin anti fikrini düşünen birinin eleştirisini okudum. Bu durumu bir erkek yapsaydı ve ardından böyle bir açıklama yapsaydı herkes tarafından alkışlanırdı. Rahatsız olmakta haklı olduğunu düşünüyorum. Bence de önce bir sürü altınsını beğenip ardından da dm den yazması absürt. Beğeniyorsan beğen yazma kardeşim. Kadın veya erkek burası tanışma platformu değil; bunun için daha etkili uygulamalar var oradan tanışın birbiriniz ile. Ben de bu tür durumlarla karşılaştıkça diyorum ki bir kitap uygulamasında da yapmayın kardeşim. Aydın kesim yapmasın bari.Bizlerin amacı ucube konular olmamalı; ama buradan da şöyle bir analiz yapacak olursam; ister aydın olsun ister kara cahil ister filozof insanın olduğu her yerde bu tür mevzular hep dönüyor. Mayamıza ne karıştırdılar kim bilir….
Gönderi kullanım dışı
Cananlar için Canlarını verenlere…
Hayır,bir kitap okumuyorum bu sefer. Ben anonim bir yazar olarak kitap yazıyorum.Adımı sadece çok az kişi biliyor benim.Laptopumu çıkarıp topuklu ayakkabılarımın sesinden güç alıp modern bir kafede kahvemi yudumlayarak yazmıyorum bu kitapları. Botlarım çamur içindeyken bazen elektriksiz mum ışığındayken bazen korkarken tek başıma yabancı bir memlekette bağlarımdan uzak yazıyorum ben bu hikayeyi. Çok zorluyor beni inanın… Ellerim babamın evindeki gibi gül kokmuyor artık, kömür kokuyor,tezek kokuyor, odun kokuyor… İçim de kokuyor artık korku kokuyor, yalnızlık kokuyor…Çalıkuşundaki Feride’yim ben ya da Vurun kahpedeki Aliye…Belki bir gün bir hastane odasında denk geliriz ya da bir duruşma salonunda veyahut bir Fırında…O zaman der misiniz bana Elif öğretmenim, ben çok güzel bir insan oldum! Ahlaklı oldum, vicdanlı oldum, insan oldum öğretmenim diye. Ben de size derim ki afferin size helal olsun evlat.İşte böyle zorlu topraklarda uçup gidebilme imkanı varken bir ağacın dalına konup sessiz sessiz sizi bekleyen kız çocuklarının hakkını verdiniz. Her kitap kötü bitecek değil di mi evlat?
Reklam