Melike Ay

Otların yeşil olması, denizin mavi olması, gökyüzünün bulutsuz olması, pekâlâ bir meseledir. Kim demiş mesele değildir, diye? Budalalık! Ya yağmur yağsaydı... Ya otların yeşili mor, ya denizin mavisi kırmızı olsaydı... Olsaydı o zaman mesele olurdu, işte. Çukulata renginde bir yaprak, çağla bademi renkli bir keçi gördüm. Birisi arkamdan: - Hişt, dedi. Dönüp baktım. Yolun kenarındaki daha boyunu posunu almamış taze deve dikenleriyle karabaşlar erik lezzetinde bana baktılar. Dişlerim kamaştı. Yolda kimsecikler yoktu. Bir evin damını, uzakta uçan bir kuşu, yaprakların arasından denizi gördüm. Yoluma devam ederken: - Hişt hişt, dedi. Dönüp bakmak istedim. Belki de çok istediğim için dönüp bakamadım.
Sayfa 79 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
Reklam
-Köyünüz güzel ama... - -Gününe bağlı. Güzel günü olur cıgaran, paran varsa... Ocak yanarsa, çorba pişerse, yük çıkarsa... Tıngırın varsa... Keyfin gıcırsa... -Doğru, her şey şarta bağlı şunun şurasında. -Şartsız şurtsuz yaşayanlarda var. - Var, var ama... - Ölüm de var arkadaş, ölüm. -Şu köşkün sahibi de ölecek. -Şu horoz da. -Göğsüne vurdu: Şu ben de. Yüzüme baktı: -Şu sen de... -Doğru, doğru ama, dedim, yine de fark var. -Nede? Ölüden ölüye mi? dedi. Şaşkınlığıma geldi. - Öyle ya, dedim. - Yok, dedi, yok. Ölüden ölüye fark yok; canlıdan canlıya var.
Sayfa 69 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
Kafa dediğin eskir, ihtiyarlar, ölür bile insan ölmeden, dedi. Sonra kalbini gösterdi: Eskimeyen, eksilmeyen şey buradadır.
Sayfa 53 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
Ne yapalım ?Günün birinde dostluklardan, insanlardan ve hayvanlardan ve ağaçlardan ve kuşlardan ve çimenlerden yapılmış vazife hissi ile çarpan yüreklerle dolu bir alemde yaşadığımızı düşünelim. Bir ahlakımız olacak ki hiçbir kitap daha yazmadı. Bir ahlakımız, bugün yaptıklarımıza, yapacaklarımıza, düşündüklerimize, düşüneceklerimize hayretler içinde bakan bir ahlakımız. O zaman seninle daha uzun dostluklar ederiz patlak göz o zaman hiç merak etme.
Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu