Kabuğun altında yatan yaraları iyileştirmenin mümkün olmadığını biliyordum. Bu yüzden bundan sonra yolun geri kalanını, kabukları koparıp atarak devam edecektim. Belki bir daha asla iyileşmeyecekti derine kazınmış yaralar ama artık hiç kimseden gizleyip üzerini de örtmeyecektim.
Ölmüş bir kalbin sabırla atmasını bekliyorum. Güneş çoktan batmış ama ben umursamazca gün ışığının yolumu aydınlatmasını bekliyordum. Oysa, karanlık bir kere içine aldığında seni... Mümkünü yok, bırakmıyormuş.