İki gül açar derler, iki sevdalı yüreğin mezarlarında.
Bir tanesi kırmızıdır ki, bu Ferhat’ındır. Kan vermiştir aşkı uğruna.
Diğeri de beyazdır ki, bu da Şirin’indir. Sevdiğine gelin gidemeden girmiştir kara toprakların koynuna.
Gece kahır siyahı; nice ah yakmışsın, havada ağır bir küf kokusu.
Neyin var neyin yoksa duman alıp gitmiştir.
Zaman battıkça daha çok kanayan kör bıçak, insan dediğin dağ başı misali başını ne kadar eğsen de nankör.
İnsanların deyişleri değişir. Bir bakarsın seni göklere çıkartır; bir bakarsın yerin dibine batırır. Yönünüzü kuru kalabalıklar değil, iç sesiniz belirlesin.
İnsanların deyişleri değişir. Bir bakarsın seni göklere çıkartır; bir bakarsın yerin dibine batırır. Yönünüzü kuru kalabalıklar değil, iç sesiniz belirlesin.