Bir Ördek, bir Lale ve Ölüm bir bara girer… Şaka şaka...
Wolf Erlbruch, bize “Ördek, Ölüm ve Lale” ile ölüm üzerine düşünmek için hem hüzünlü hem de neşeli bir yol sunuyor.
Ördek, bir gün Ölüm’le karşılaşır ve “Sen kimsin, beni neden takip ediyorsun?” diye sorar. Ölüm, “Ben doğduğun zamandan beri yanındayım.Ben Ölümüm.” der. Ve böylece, Ördek ve Ölüm arasında, hayatın en ciddi konusunu ele alan nahif bir sohbet başlar.
Erlbruch’un çizimleri, ölümü o kadar sevimli gösteriyor ki, insanın onunla çay içip, göl kenarında güneşlenip sohbet edesi geliyor.
"Ördek, Ölüm ve Lale”, ölümün karanlık ve korkutucu imajını kıran ve bunun doğal bir süreç olduğunu ve hayatın bir parçası olarak kabul edilmesi gerektiğini hatırlatan, duygusal açıdan zengin ve düşündürücü bir eser.
Çok uzaklarda göl görünüyordu.
Nasıl da sessiz ve tek başına öylece uzanıyordu.
"Ben öldüğümde böyle olacak demek," diye düşündü Ördek.
"Göl tek başına kalacak. Bensiz."
Ölüm bazen düşünceleri okuyabiliyordu.
"Sen ölünce göl de yok olacak. En azından senin için."