Alejandrina Cervantes, öğrenmemiz gerekenden çok daha fazlasını öğretmişti bizlere ama her şeyin üstünde de hayatta hiçbir yerin boş bir yatak kadar hüzünlü olamayacağını öğretmişti.
Kız, onun adını ancak söyleyebilecek kadar bir süre duraksamıştı. Karanlıkların içinde aramıştı o adı, bu dünyada ve öteki dünyada birbirine karışmış onca ad arasından ilk bakışta bulup çıkarmıştı onu; tıpkı ölüm fermanı ezelden beri yazılı olan iradesiz bir kelebekmiş gibi isabetli bir atışla onu duvara mahlayıvermişti. "Santiago Nasar" demişti.