Soner

Soner
@Mepicto
keçi doktoru
Y.L
İzmir
3 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Kaliteeee Kalite Markaaa Marka
Dün akşam şöyle bir iletiye denk geldim ''Kaliteli bir okurun, birçok belirtisi olabilir. Ama hepsinde olan ortak nokta/lardan biri, her gördüğü kitabı okumamasıdır.'' Aynen böyleydi ileti, iletinin ekran görüntüsü var bu arada fakat iletime dokunmasınlar diye (önceki kaldırıldı zira) paylaşmıyorum, bu fikrin sahibi de zaten aşağıdaki yorumu gönderisine yapınca önce yorumumu gizledi, cevap ver/e/meyip beni engelledi. KALİTESİZ okur olduğum için olsa gerek. O yorumu genişleterek aşağı bırakıyorum. Bundan sonra okunan kitaplarla ilgili boş boş konuşanlara fırlatmak için yazıyorum. İtiraz etmek isteyenlerin beyinleriyle gelmelerini ümit ederim... :) -Mesela ''her gördüğü kitap''tan kastınız hangi kitaplardır? Hangi görüşlerin kitaplarıdır, hangi beğenilerin kitaplarıdır? Size göre hangileri kalitelidir ki okurlar da onları okursa KALİTELİ okur olur? Ya da kalite size göre nedir? Seçici olmak bir kalite midir? Durmadan Dostoyevski, Camus ya da Platon okumak bir kalite göstergesi midir? Örneğin birisi bir aşk romanı ya da erotik roman okuyamaz mı? Herkesin dışladığı siyasetten bir ismi okuyamaz mı? İçinde buram buram ergenlik kokan bir kitabı okuyamaz mı? “Yav bunu mu okuyorsun?” Denilecek bir yemek kitabını okuyamaz mı kaliteli okur? Çiğ köfte yediği akşamın gecesinde tuvalette bulduğu şampuan arkasını da okuyamaz muhtemelen bu KALİTELİ okur… :) Sahi KALİTELİ kitap listesi yapsanıza siz, onları okumayanları da kalitesizleştirin, hatta bir de üzerine insanları tek tek sınıflandırın okuduklarına göre; ''Sosyoş, Liboş, Siyasetoş, Teröroş, Seksoş, Ateoş, Yoboş, Ergoş...'' Güzel değil mi? Bir de şey var, ''Hey dostlarım yaşam kısa, önünüze gelen her şeyi okumayın!'' :D Ulan bunu diyen insanların; boş iletilerinden, boş sözlerinden, boş tavırlarından gına geldi. Vakit bireye
1000Kitap
Soner
Kaliteli kitap gibi bir kavram olmayacağı gibi olsa dahi benim nazarımda Klasikleşmiş yani birçok okur ve eleştirmen tarafından beğenilmiş yapıtlardır. Bir önceki yazınızda bahsettiğinz "toplumsal Ahlak olarak kabul gören güzelliğin ne kadar doğru bir tercih olduğuyla ilintili bilgiye yine aynı yazınız içerisinde adını verdiğiniz Nietzsche'den yada benzer bir yapının ürün olan toplumda iyi olmanın iyilikten ziyade vazgeçilmeyen bir aptallık hali olduğunu vurgulayan dostoyevski gibi yazarlardan edinmiş olabileceğiniz. değişim ve dönüşüme olan inancınızı yine evrimsel bir sürecin yanı sıra, bu kaliteli( bence klasik) eserlerin nasıl şekillendirdiğini görürsünüz. Kazandığınız derinlik sizi yanıltmasın yüzmeyi öğrendiğiniz için denizden korkmuyor. Dalmayı sevdğiniz için dalgalara korkusuzca kulaç atıyorsunuz. Bu klasiklerin en güzel yanlarından biride Kendi dahil herşeyi korkusuzca eleştirebilme özgürlüğünü öğretiyor olmasıdır. Size katıldığım nokta buraya tekabül ediyor." Bireysel ilerlediği" şüphesiz öyle ve bu bireyselliğin her okur için yrni bir kapı araladığını okurlrın hayatlarında göreblirsiniz. Belkde açlıklrı düşündüğümüz değildir. Sonuçta buradaki fikirler bizim ve . onlar kim?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kaliteeee Kalite Markaaa Marka
Dün akşam şöyle bir iletiye denk geldim ''Kaliteli bir okurun, birçok belirtisi olabilir. Ama hepsinde olan ortak nokta/lardan biri, her gördüğü kitabı okumamasıdır.'' Aynen böyleydi ileti, iletinin ekran görüntüsü var bu arada fakat iletime dokunmasınlar diye (önceki kaldırıldı zira) paylaşmıyorum, bu fikrin sahibi de zaten aşağıdaki yorumu gönderisine yapınca önce yorumumu gizledi, cevap ver/e/meyip beni engelledi. KALİTESİZ okur olduğum için olsa gerek. O yorumu genişleterek aşağı bırakıyorum. Bundan sonra okunan kitaplarla ilgili boş boş konuşanlara fırlatmak için yazıyorum. İtiraz etmek isteyenlerin beyinleriyle gelmelerini ümit ederim... :) -Mesela ''her gördüğü kitap''tan kastınız hangi kitaplardır? Hangi görüşlerin kitaplarıdır, hangi beğenilerin kitaplarıdır? Size göre hangileri kalitelidir ki okurlar da onları okursa KALİTELİ okur olur? Ya da kalite size göre nedir? Seçici olmak bir kalite midir? Durmadan Dostoyevski, Camus ya da Platon okumak bir kalite göstergesi midir? Örneğin birisi bir aşk romanı ya da erotik roman okuyamaz mı? Herkesin dışladığı siyasetten bir ismi okuyamaz mı? İçinde buram buram ergenlik kokan bir kitabı okuyamaz mı? “Yav bunu mu okuyorsun?” Denilecek bir yemek kitabını okuyamaz mı kaliteli okur? Çiğ köfte yediği akşamın gecesinde tuvalette bulduğu şampuan arkasını da okuyamaz muhtemelen bu KALİTELİ okur… :) Sahi KALİTELİ kitap listesi yapsanıza siz, onları okumayanları da kalitesizleştirin, hatta bir de üzerine insanları tek tek sınıflandırın okuduklarına göre; ''Sosyoş, Liboş, Siyasetoş, Teröroş, Seksoş, Ateoş, Yoboş, Ergoş...'' Güzel değil mi? Bir de şey var, ''Hey dostlarım yaşam kısa, önünüze gelen her şeyi okumayın!'' :D Ulan bunu diyen insanların; boş iletilerinden, boş sözlerinden, boş tavırlarından gına geldi. Vakit bireye
1000Kitap
Soner
Bu düşüncelerin yeşerdiği özgürlüğün o (kaliteli olarak adlandırılan) kitaplar olması en ironik tarafı, kaliteli okur diye biri olmadığı gibi azınlık olan iyi okurlar ve geniş bir kötü okurlar kitlesinin oluştuğunun düşünülmesi kişinin kendini değerli hissetme arayışın sonucundan başka birşey değildir. Ahlaki normların yapısal olarak reddi ise bu konuda verdiğiniz örnekle uyumsuz.. burda ahlaki sürekliliğin belirgin şekilde dışa vurumundan ziyade, kişinin bireysel tatmin için sarfettiği cümleler olduğu kanaatindeyim. "Ben okudum", "ben oldum" demek için o da kitap mı? Bak bu var demek yanlış,,, belkide "Okur Egosu" gibi bir kavram oluşmuşur.