Paralian

Paralian
@MeralsDiary
Dolce vita
Halkla İlişkiler
88 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·384 syf.·
2023 10. kitabı
Öncelikle yorumum spoiler içerir. Kitap hakkında yorum yazmak pek benlik bir şey değil. Fakat bu kitap hakkında bir kaç şey söylemek istedim. Bu tip kitapları en fazla okuyanlar tabii ki gençler ve bu kitabı okuduklarında kendilerini ve partnerlerini çok fazla kıyaslayacaklarını düşünüyorum. Kadın incecik ve çok güzel, adam uzun boylu, kaslı ve çok yakışıklı olarak anlatılmış. Bir çok yapıtta zaten böyle bahsediliyor olsa da burada suyunu çıkarmışlar diye düşünüyorum. Erkek cinsel organının bir kalıba sokuluş şekli, kadının meme ucuna kadar detay verilmesi ve güzelliğinin kanıtı olarak 'porno yıldızı'na benzetilmesini şahsen rahatsız edici buldum. Erkek karakter resmen kızı kullanıyor. Önce anlaşmaları yönünde parasını alıyor, fakat sonra "ah hayır para alamam, ben babam gibi değilim ama seks olmak zorunda, yoksa buna dayanamam" diyor. Ben gencecik insanların bunları okuduklarında beyinlerinde edinecekleri kodları düşünemiyorum. Bir de goodreads'de yılın en iyi aşk romanı seçilmiş. Şaka gibi.
Aşkın FormülüHelen Hoang · Epsilon Yayınları · 20231,272 okunma
Şizofreniden mustarip insanlık bir gezegendeki kayaların bileşimini incelemek üzere uzaya araçlar yollamaya çekinmezken milyonlarca insanın açlıktan ölmesini kayıtsızca kenardan izliyor. Böyle bir dönemde Mars'a ulaşmak, hemcinslerimize ulaşmaktan daha kolay. Görevini yerine getirmeyen birileri var. Devletler görevlerini yerine getirmiyorlar, çünkü bunu ya nasıl yapacaklarını bilmiyor, ya beceremiyor ya da istemiyorlar. Ya da kendilerini asıl yönetenlerin, yani çokuluslu ve çokkıtalı şirketlerin hiç de demokratik olmayan güçleri, demokrasiden geriye kalan fikri içi boş bir kabuğa indirgemiş durumda. Ancak biz vatandaşlar da görevimizi yerine getirmiyoruz. Önümüze bir İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi konduğu için her şeye sahip olduğumuzu sanıyor, yetkililer görevlerini yerine getirmedikçe hiçbir hakkın varlığını sürdüremediğini fark etmiyoruz, kaldı ki bu haklardan ilki, hakların sadece tanınmasını değil, saygı duyularak uygulanmasını da şart koşuyor. Devletlerin geçtiğimiz elli yılda yapmadıklarını önümüzdeki elli yıl boyunca yapmalarını hiç beklememek lazım. Neticede söz alıp harekete geçmesi gereken biz sıradan vatandaşlarız. Yükümlülüklerimizi yerine getirme yükümlülüğümüz için de tıpkı haklarımızı elde ederkenki gibi coşkuyla ve güçle mücadele etmeliyiz. Belki bu sayede dünya daha iyi bir yere dönüşebilir.