Şizofreniden mustarip insanlık bir gezegendeki kayaların bileşimini incelemek üzere uzaya araçlar yollamaya çekinmezken milyonlarca insanın açlıktan ölmesini kayıtsızca kenardan izliyor. Böyle bir dönemde Mars'a ulaşmak, hemcinslerimize ulaşmaktan daha kolay.
Görevini yerine getirmeyen birileri var. Devletler görevlerini yerine getirmiyorlar, çünkü bunu ya nasıl yapacaklarını bilmiyor, ya beceremiyor ya da istemiyorlar. Ya da kendilerini asıl yönetenlerin, yani çokuluslu ve çokkıtalı şirketlerin hiç de demokratik olmayan güçleri, demokrasiden geriye kalan fikri içi boş bir kabuğa indirgemiş durumda. Ancak biz vatandaşlar da görevimizi yerine getirmiyoruz. Önümüze bir İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi konduğu için her şeye sahip olduğumuzu sanıyor, yetkililer görevlerini yerine getirmedikçe hiçbir hakkın varlığını sürdüremediğini fark etmiyoruz, kaldı ki bu haklardan ilki, hakların sadece tanınmasını değil, saygı duyularak uygulanmasını da şart koşuyor. Devletlerin geçtiğimiz elli yılda yapmadıklarını önümüzdeki elli yıl boyunca yapmalarını hiç beklememek lazım. Neticede söz alıp harekete geçmesi gereken biz sıradan vatandaşlarız. Yükümlülüklerimizi yerine getirme yükümlülüğümüz için de tıpkı haklarımızı elde ederkenki gibi coşkuyla ve güçle mücadele etmeliyiz. Belki bu sayede dünya daha iyi bir yere dönüşebilir.