Mehmet Eraslan

Sevgi denen şey bir ağaca benzer kendiliğinden yetişiverir, köklerini bütün benliğimize salar, anlaşılmaz tarafı şudur ki, bu sevgi ne kadar körse, o kadar da inatçıdır. Akıl, şuur gibi sahip olmadığı zaman da inadına kuvvetlenip sağlamlaşir.
Reklam
Çocuğunu kaybeden bir anne,hep kederinin ilk gününü yaşıyor gibidir, acının bu çeşidi eskimez, yaşlanmaz, yas elbiseleri eskir, rengini atıp ağarir, ama ana yüreği hep öyle kapkara kalır.
Cehennemden geliyorsan ben de seninle oraya gitmeye razıyım, senin gideceğin cehennem, benim cennetim olacak, seni görmekle, Tanrı'yı görmekten daha fazla zevk duyuyorum.
Karşımdaki yaratık o kadar güzeldi ki, böyle bir güzellik ya cennetten,ya cehennemden gelebilirdi. Bu kız, bizim ölümlü dünyamızın bir avuç toprağından yaratılmışa benzemiyordu. Bir melekti sanki ! Fakat karanlıkların meleğiydi o. Işık değildi de, alevdi.
Sonunda zafer bende kalmadıysa, bunun vebali Tanrı'ya aittir. Çünkü Tanrı insanla şeytani eşit kuvvetle yaratmamıştır.