Rojava… Bölünmüş bir büyük ülkenin, dördüncü küçük parçası. Bu küçük toprak parçasının üstünde tüten savaş dumanları, oradaki gerçeği görmemize engel değil. Aslında en önemli olan da tüten bu dumanlar ve savaş illüzyonuna dönmüş şartlar altında gerçeği görebilmekte. Yani ezen sınıflar karşısındaki ezilenler gerçeğini ve gücünü… Bugün bu gerçeği görmek, bütün özgürlükler mücadelesi yürütenlerin sorunu ve görevi.
Doğal olarak ben konuyu enternasyonalist devrimci sosyalist hareketin penceresinden değerlendireceğim.
Bu aynı zamanda gerekli. Çünkü, Rojava’nın sadece Rojava olmadığını, en çok kendisine sol, devrimci, sosyalist
diyenler tartışmak ve bilince çıkarmak durumunda. Aslında devrimcilik tarih boyunca ve teorik olarak hayatın ve sınıf mücadelelerinin içindeki gerçeği görmek, ona dokunmak ve dönüştürmektir.
Rojava-Demokratik-Halk-Devrimi
-Figen Yüksekdağ
Rojava, devrimler çağının kapandığının çoktan ilan edilmeye başlandığı dünyamızda altın harflerle kendi
devrimini nakış gibi işlemeye devam etmektedir.
Rojava-Demokratik-Halk-Devrimi
Rojava Devrimi ve izlediği siyaset tarzı, Sovyetler Birliği sisteminin ardından demokrasi ve sosyalizm adına dünyada yaşanan tıkanıklıklara yanıt olma adına tüm dünya halklarınca ilgi ve sempatiyle karşılanmaktadır.
Rojava-Demokratik-Halk-Devrimi
Zaten Rojava devrimi bir kadın devrimi olarak tarih sahnesine çıkmış, iktidar ve devlet kadını baskı ve zulüm altına aldığı için bugün devlet ve iktidar karşıtı
olan kadın gerçeği ortaya çıkarılmıştır. Kadın özgürlük çizgisinin, kadın ruhunun, kadın bilincinin tarih sahnesine çıkarılması, aynı zamanda devlet ve iktidar karşıtı toplumsal gücün harekete geçirilmesidir. Böyle bir toplumsal gücün patlamasıdır. Üçüncü çizgi, iktidar ve devlete karşı toplumu ayaklandıran, toplumu devlet ve iktidarı kabul etmeyen bir noktaya getiren çizgidir. Kadın özgürlük çizgisi de bu iktidar ve devlet karşıtlığının, demokratik topluma dayalı yönetim anlayışının mayası olarak özgür kadını, devrimin öncüsü haline getirmektedir.
Rojava-Demokratik-Halk-Devrimi