... Dışlıyorsun, direniyor. Senden bana yar olmaz, defol git diyorsun. İstikrarlı bir duruşla karşına dikiliyor, tek adım geri atmıyor. Susarak, tek söz etmeden, kendini adeta kılanına adamışçasına sırf onun için nefes alıyor.
Psikolojisini bozuyorsun, kabus olup çöküyorsun üstüne, o tüm bunlara meydan okurcasına direnişini sürdürüyor.
Örneğin Afganistan'da Taliban'ın hakim olduğu bazı yerlerde müzik dinlemek ya da müzik aleti bulundurmak yasaktır. Suçtur! Günahların affedilmezidir. Diğer tarafta Taliban'ın lider kadrosu için günah yoktur. Müzik dinlemek serbesttir. Hem de kafir diye yaftaladıkları yabancı müziği...
Peki günah nedir? Kime göre, neye göre günah? Toplumdan topluma izafi bir kavramdır. Asıl olan vicdandır.
Biz solcular bu anlamda daima günahkârız. Yaptığımız doğru da olsa, bu doğru elitler tarafından yanlış bulunur. Onların düzenlediği tarzda gelişmeyen her davranış, itaate bağlanmayan her duruş kurallarına karşı konulan her hareket günahtır.
"Anladığım kadarıyla kimlerin günah işlediği konusunda en çok söz sahibi elit sınıf oluyor. Elit sınıfa karşı aykırı olan her davranış günah kategorisine giriyor."