Bir havar yükseldi zindandan kırlara
Dört ateşten dört kıvılcım düştü dağlara
Dağlar tutuşup indi bağiara
Dört aynı ses yükseldi her ateşten
Söndürmeyin ateşi
Üfleyin korlara - üfleyin korlara
Üç kibriti yüreklerinde dörtleyenler
Açlığın ve yoksulluğun kötülüğünü gördüler
Ama hiçbir şeyin
Boyun eğmekten daha kötü olmadığını
Ve boyun eğenlerin
Yarınlara kalmadığını bildiler
Her kötülüğün daha kötüsünü tartışıp
Gözlerinde bütün korkuları sildiler
Binlerce baskıdan ve küfürden sonra
Newroz ateşi yakıp şiirler söylediler
O günün adını milat koyup
Üç kibrit öncesi
Ve üç kibrit sonrası dediler
Zindanda yürekler yine baskıda
Eller bağlı - gövdeler askıda
Üç kibritin ateşi sönsün istenir
inançlar ihanete dönsün istenir
Düşünceler zincire
Sevgiler prangaya vurulsun istenir
Yüreklerde çağlayan özgürlük suyu
Bulana bulana durulsun istenir
Üniformalı bir Dehak'ın şahsında
Zalimin zulmü kurulsun istenir
Baskılar yetmezse itirafta bulunmalara
Yapılan itiraflar dinletilir tutsaklara
işte biri - biri daha - biri daha
Susardı bütün koğuşlar
Dönerdi bir anda sessiz mezari ıkiara
Ve çığlık çığlığa o sessizlik
Binlerce öfkeyi
Binlerce isyanı daldururdu bakışiara
Üç kibriti dörtlemek derdi bir ses
Dört kibriti beşiemek
Ve ölümü isyan ateşleriyle düşlemek
Üç kibriti bayrak diye devralan
Ki dağları delip dostlarına yol kılan
Haykırdı ölüm haberini önde gidenin
Özgürlüğü zindan karanlığında güneşleyenin
Ey bu kavgaya gönül verenler
Ser yerine sır verenler
Serden geçip de sır vermeyenler
Bu zindan karanlığı yırtılsın diye
Bu ihanet duvarları yıkılsın diye
Newroz gecesi bir önder
Ateşi bedeniyle zindanlara taşımıştır
Ölürken bile hücresinde
Bizlere kıştan baharı muştulamıştır
Ateşi saraylarda - kömürlerde değil
Bir ışık uğruna yüreğinde yakmıştır