Bir kız çocuğu dünyaya geldiğinde, sanki kalbin en saf yerinden bir işık iner yeryüzüne. O küçük kalp büyürken duygunun inceliğiyle varlıiğı dinler, sezgileriyle görünmeyeni hisseder. Zamanla bir kadına dönüşür.. Düşüncesi yalnız akıldan değil, kalbin derin kuyularindan doğar. Yaraticılığ, ruhun sessiz ilhamından beslenir. Çünkü kadın; inceliğin hikmeti, merhametin bilgeliği, ve yaratılışın sırlarinı sezebilen bir kalptir. Belki de bu yüzden dünya, kadının kalbinde saklı olan o görünmeyen rahmetle her gün yeniden var olur...