“Onu anlayamadığımız için kendi kavramlarımızı ona yakıştırarak Tanrı’yı aşırı derecede küçümsüyoruz. Ama tekrar söylüyorum, onu anlamak olanaksızsa, insanın anlamasına izin verememiş şeylerle ilgili sorulara cevap vermesi zordur. Öyleyse kaderin gerçek iradesini, yasaları anlamadıysam, beni nasıl yargılayacaklar? Neyse, din konusunu kapatalım.”
“Yalnız şunu unutmayın, insanın kendi küçüklüğünün, zayıflığının bilincine varmasının öyle bir utanç sınırı vardır ki, bunun ötesine geçemeyip kendi utancından muazzam bir haz duymaya başlar...”
“Verem olduğumu, asla iyileşemeyeceğimi çok iyi biliyordum. Aldatmıyordum kendimi, durumumu da çok iyi biliyordum. Ama bunun bilincine ne kadar çok varıyorduysam, yaşama tutkum da o ölçüde artıyordu. Dört elle sarılmıştım yaşama ve ne pahasına olursa olsun, yaşamak istiyordum.”