“Affetmenin karşı tarafla ilgili olduğu kısmını unutalım. Bu tamamen sizinle ilgili. Affetmek hakkından vazgeçmek değil bir kere. Hesap baki, hesap en adaletli hakim tarafından en hassas terazi de görülecek zaten. Affetmek, ona hissettiğin bütün olumsuz duygulardan vazgeçmek demek. Affetmek ilişki kurmayı gerektirmez. Hepsini unuttum, sineye çektim demekte değildir. Vekilim sensin ya Rabbi ben işimi sana bıraktım diyebildiğinde hesaptan emin olmak demektir sadece. Ancak affetmediğin insanın intikam ipini sıkı sıkı tuttuğunda bir
ucunun da kendi boyunda olduğunu unutmamak gerek. “
İdrak ancak gerçek manada yola çıkınca kendini gösteriyor. Öte yandan sanıyorum kendine yolculuk, yolculukların en zoru, Fizan’dan da uzun sürüyor bazen. Halbuki sensin işte, dokunsan tutacak, fısıldasan duyacak kadar yakınsın zannediyorsun. Bazen böyle bir an oluyor ki en yabancıdan daha el oluyorsun. Neyse ki yola çıkana önce Yaradan, sonra uçan kuş, yerdeki börtü böcek ve hatta rüzgâr bile omuz veriyor da insan bazen patikalara sapsa da doğru yolu yeniden bulabiliyor.