Etten kemikten insan olmuş bu âciz vücutlarımızın ne kadar zararlı, tehlikeli mikroplara yiyecek olma eğiliminde bulunduğunu, vücut makinesi dediğimiz ve bir saat gibi tıkır tıkır işleyen iç aletlerimizin ne kadar ufak arızalarla işlemez oldukları tehlikesinde olduklarını bilsek belki bir an bile ferah nefes almaya korkardık.
İnsan bir bahis üzerinde derinliklere daldıkça o bahsin zihnindeki eski berraklığı da kayboluyor. Büsbütün kavram karanlığı içinde kalır. Daha sonra en sade kelimelerin bile manalarını anlamayacak hâle gelir.