A-B-C-D notlarını dağıtırken aslında neyi başarmış oluyoruz? Yukarıda gördüğümüz gibi, neyi başaramadığımız açık: öğrencinin potansiyelini anlamlı bir şekilde ölçmek. Öte yandan, çok etkili bir biçimde öğrencileri etiketliyoruz, onları kategorilere tıkıştırıyoruz, geleceklerini tanımlıyor ve çoğu zaman da sınırlıyoruz.
Testler Bir dersin belirli bir alt başlığına dair, bir öğrencinin hafızasının ve belli kavrayışının belirli bir andaki yaklaşık durumuna ölçer; bu ölçümün de, sorulan sorulara bağlı olarak çok büyük ölçüde var rastlantısal biçimde değişebileceğini göz önünde bulundurmak gerekir.
Testler, öğrenilen şey ne kadar uzun süre akılda kalacağı konusunda hiçbir şey söylemez. Beyinde bilginin nasıl depolandığını hatırlarsak, akılda tutma, bilginin kısa dönemli hafızadan etkin bir biçimde uzun dönemli hafızaya aktarılmasını gerektiriyor. Bazı öğrenciler, sayıları ve formülleri, iyi bir not almalarına tam yetecek kadar bir süre kısa dönem hafızalarında tutmayı beceriyor. Sonra ne oluyor, kim bilir? Bildiğimiz testler bize bunu söylemiyor.