Yazar sinir sisteminin , dolayısıyla bir bireyin yetişkinlik serüvenine ışık tutmuş.Bu serüvenin en heyecanlı ve en önemli kısmı olan çocukluğu doğum öncesinden başlayıp, yaş gruplarına göre ele almış.
Kitap bittiğinde çevremle de istişare ettiğim nokta Ugandalı çocuklar noktasıydı.
1)4 yaşa kadar çok zeki ve atik olan çocukların 4 yaş sonrası düşüşe geçmesini etkileyen neydi.Matris(anneden)den koparılma,anne çocuk bağına verilen zarardan olabilir miydi?
2) Ugandalı annenin bebeğinin tuvalet ihtiyacını anlayıp bir yetişkin gibi tuvalete götürmesi ve bunun onun için çok olağan bir durum olması
3) Doğum süreci.Annenin stressiz bir ortamda doğayla uyumlu bir şekilde doğum yapmasının çocuk gelişimine etkisi ve teknoloji ile birlikte bu sürecin tekteye uğraması.
4)Oyunun çocuğun kendini ifade şekli olduğu ve zeka gelişiminde çok büyük rol oynadığı
5)Basit olarak gördüğümüz günlük kendi ihtiyaçlarını karşılamanın çocuğun gelişimine yaptığı büyük etki
Özellikle doğum konusunda şerh düşmek isterim.Stressiz ve doğumun doğasına uygun ortam kesinlikle olmali ama olağanüstü durumlar için teknoloji de hazırda bekletilmelidir.
Çocuğun çevreden edindiği doneleri sinirsel bağlantı haline getirip,yeniden yapılandırma yapması ,görebilen için muhteşem bir olaydır.Kitap da bize bu yaratımın geçirdiği evreleri,klasik çocuk yetiştirme söylemlerinin dışına çıkıp, altını dolduran bilgilerle gelmiş.
Kitapta farklı olsaydı güzel olurdu dediğim kısım dilinin biraz ağır olması ve tekrarlara düştüğü noktalar akıcılığı sekteye uğratmış fakat içeriğe şapka çıkarırım .