Şiirden tiyatroya ,saray dedikodusundan harp havadislerine her konuda fikir sahibi olmayı ,daha da önemlisi bunlar konuşulurken salondaki en göz kamaştıran insan olmayı arzuluyordu. En güzel fıkraları anlatan,azıcık sarhoş olduğunda en güzel nağmeleri mırıldanan ,kocasına daima sadık olsa da tüm erkeklerle flört edip küçük kalp çarpıntılarını tetikleyen,masanın baş köşesinde oturup tüm gönüllerde taht kuran o olmalıydı.Yahya Kemal Bey’in şiirlerini ilk dinleyen,Mehmet Rauf Bey’in romanlarını ilk okuyan o olmalıydı.