Çocuklarımıza kendilerini savunmayı mı, yoksa ortaklaşa makul çözümler bulmayı mı öğretiyoruz? Onlara hakları mı yoksa sorumlulukları mı öğretiyoruz? İnsan kültürleri bu açıdan inanılmaz zıtlıklar sergiler.
Demokrasi aktif bir süreçtir: Eşitsizliği gidermek caba gerektirir. En yakın akrabalarımızdan, daha egemenlik odaklı, daha saldırgan olanın (şempanzelerin) demokrasinin altında yatan eğilimleri bize daha iyi göstermesinde şaşacak sey yoktur, çünkü insanlık tarihinin de kanıtladığı gibi demokrasi genelde şiddetten doğar. Onun uğruna savaşırız: özgürlük, eşitlik, kardeşlik.
Demokrasi gerçekten de hiyerarşik mazi sayesinde mi başarılmıştır? Etkili bir düşünce okulu, "orman kanunuyla" yönetilen, haşin ve kaotik bir mizaçla işe başladığımıza inanır. Kurallar üzerinde anlaşmaya varıp onların uygulanmasını daha yüksek bir otoriteye havale edip kurtulmuşuzdur bundan.
Şempanzeler, şebeklerin katı hiyerarşileriyle, insanların eşitlik eğilimi arasında bir yerdedir. İnsanlar asla mutlak eşitliğe ulaşamaz elbette, küçük ölçekli toplumlarda bile. İnsan hiyerarşisini ortadan kaldırmanın daimi bir mücadele halini almasının sebebi basittir; hepimiz mevki sahibi olmaz arzusuyla doğarız.