Ama işte her şeyin bir sonu vardı ve hayat denen şey bir ilüzyonlar silsilesinden ibaretti. Yaşanan ya da var olan her şey senin baktığın yere göre anlam değiştiriyordu. İyi ya da kötü, doğru ya da yanlış diye bir şey yoktu; yalnızca senin o an olduğun yer vardı. Sen yer değiştirdikçe anlamlar kayıyor, iyiler kötüye kötüler iyiye, yanlışlar doğruya dönüşmeye başlıyordu. Aşağıdan baktığında büyük görünen şey, yukarıdan baktığında küçülüveriyordu, oysa baktığın şey hep aynıydı. Adamın sevgilisinin arkadaşıysan başka düşünüyordun, karısının arkadaşıysan başka…