``Ben keyfimce yürümeyi, canım istediğinde de durmayı severim. Bana seyyar bir yaşam gerek. Güzel bir havada, güzel bir ülkede telaşa gelmeden yol yürümek ve yürüyüşüm sonunda da hoş bir manzarayla karşılaşmak, onca yaşam tarzı arasında zevkime en uygun olanı.``
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bilge bir gezgin hakkında bir hikaye vardır. Bilge karanlık ve fırtınalı bir havada, dibinde olgun buğdaylarla kaplı küçük bir tarla olan büyük bir vadiden aşağı yürüyormuş. Yabani otların arasında ve karanlık göğün altında, rüzgarın usulca dalgalandırdığı kare şeklinde bir parıltı oluşturuyormuş tarla. Gezgin ağır adımlarla yürürken bu güzel görüntünün tadını çıkarıyormuş. Çok geçmeden, yorucu bir günün ardından başı önde evine dönen bir çiftçiyle karşılaşmış ve adamı durdurup kolunu sıkarak içten bir sesle, "Teşekkür ederim,” demiş. Çiftçi hafifçe irkilip, “sana verecek hiçbir şeyim yok zavallı adam,” diye karşılık vermiş. Bunun üstüne yaşlı gezgin yumuşak bir sesle, “Bir şeyler verdirtmek için teşekkür etmedim sana, zaten her şeyi vermiş olduğun için teşekkür ettim. Şu buğday tarlasıyla çocuğun gibi ilgilenmişsin, o da senin emeğinle kavuşmuş bugünkü güzelliğine. Şimdiyse bir buğday tanesi ne kadar eder ona bakıyorsun.Bense yürürken yol boyunca beslendim o tarlanın altın sarısıyla,” diyerek tebessüm etmiş.Çiftçi de arkasını dönüp başını iki yana sallayarak, deliler hakkında söylenerek yoluna devam etmiiş :)