Meri aslan

Birgün Mevlana eve girer ve hanımı ona sorar; Bu kadar aşıksın Mevlaya şükürler olsun, bu aşkı yaşayıp, yaşatana. Peki bana ne kadar aşıksın der; Mevlana hanımına şöyle der; Sen benim; Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevişim, Bir adım gelene, on adım gidişimsin, Ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin. Sen benim; yalandan ve sahteden kaçışım, Riyadan bıkışım, gerçeği arayışımsın, Ve nihayet doğrunun tadına varışımsın. Sen benim; haksızlığa ve zulme baş kaldırışım, Mazluma kucak açışım, zalime düşmanca bakışımsın, Ve mağdurdan yana tavır alışımsın. Sen benim; bugünüme şükür ve yarınıma dua edişim, Azla yetinişim, çoğa göz dikmeyişimsin, Ve kapanmayan avuç içimsin. Sen benim; hayat ve kaderle inatlaşmam, Ekmek için kavgam, bitmek tükenmek bilmeyen davamsın, Ve zorluklara karşı yılmayışımsın. Sen benim; menfaate ve çıkara tepkim, Almak için verene öfkem, ille de karşılık bekleyene lanetimsin, Ve alayına isyan edişimsin. Sen benim; ahlaksızlık ve yozlaşmayla mücadelem, Para için kendini satana küfredişim, başkalaşana verip,
Reklam
Sevdiğini belli et ; gizlemek başkalarına fırsat vermektir.. Necip Fazıl Kısakürek
İnsanın kendisi ile en çok konuştuğu vakit, sevdiklerinden ayrıldığı vakitlermiş.
Kalp sevdigine uzerine basmasi icinmi takdim edilir? Belki de asıl sahibinin gercek ve sahteyi ayirt etmen icin murad ettiği yol cignenmenden geciyordur.
Sessiz, sözsüz ama her şeyi anlatan, Varlıktan öte yokluğa sarılıp Eyvallah çekip; aşka, hep aşka olan bir gidiş.
Reklam