Kıpkırmızı kesildim sanki suçüstü yakalanmıştim halbuki aşikardi namaza karşı tembelliğim ve saklamiyordum ki ama o an utandım. Hemde çok utandım bir çok insan namaza zorlamistir beni hayatımda ters tepmiştır başta annem zaman içinde birçok insan işte ne bileyim içime Hep sıkıntı basmıştır kızmışım dır zorluyorlar diye fakat Ekrem babanın o gülerek sorduğu soru ve arkasından hemen işine devam etmesi Benden cevap beklemeden çıktım yanından esaslı bir tokat yemiş gibi sersemleştim sahi ben neden kılmıyordum iste o an bir şeyin farkına vardım insanlar ibadet konusunda beni azarlarken bu Mesela benim değil de onların meselesiymis gibi geliyordu bana öfkelenmem kızmam reddetmem kolay oluyordu Ama adam bir soru sordu ve soruyu kucağımda bırakıverdi kalakaldım öylece ben Müslümanım ve Aslında namaz kılmak isteği doğdu içimde
Bana da dua etmeyi unutma sakın dedim.. Başını söyle bir kaldırdı yüzünde tatlı bir tebessüm vardı yüzündeki ifade çok önemli gerçekten sen neden kilmiyorsun sende kilsan da bizde senden dua istesem dedi...
Bu açıdan bakınca, yağmurda hüzün gibi bir şey galiba: İlk başta aman bana ilişmesin diye didinir sakınırsın, emniyetli ve kuru kalmak için elinden geleni yaparsın, ama baktın ki olmuyor, baktın ki yağıyor üzerine dört bir koldan, gark olursun ta dibine kadar ve bir kez bu kadar battın mı içine, ha bir damla eksik ha bir damla fazla ne fark eder. Yağmur da hüzün gibi bir şey, yakalandın mı bir kez, azı çoğu yok artık. Olsa olsa "kuru kalabilenler" ve "sağanaktan nasibini alanlar" var. Elif Şafak - Baba ve Piç