merve

“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
"Anormal" kelimesini de sevmiyorum, özellikle de bir ço­cuğa yakıştırıldığında.
Sayfa 71
Televizon için hakkında bir belgesel hazırladığım ressam Edouard Pignon'un bir anekdotunu hatırlıyorum. Zeytin ağaç­ larının gövdelerini resmederken bir çocuk geçiyormuş; tablosu­ na baktıktan sonra, ona: "Bu yaptığın hiçbir şeye benzemiyor" demiş. Pohpohlanan Pignon: "Bana en güzel iltifatı yaptın, baş­ ka hiçbir şeye benzemeyen bir şey yapmaktan daha zor bir şey yoktur." Çocuklarım kimseye benzemiyorlar. Sürekli diğerlerinden farklı olmaya çalışmış birisi olarak bu durumdan memnun ol­ malıydım.
Sayfa 69
Ne zaman bir mağazaya kıyafet bakmak için girsem, bana: "Bu çok beğeniliyor, on tane kadar sattım dün" demeleri, satın almamam için yeterli oluyordu. Diğerlerine benzemek istemi­ yordum.
Sayfa 69