Gerçekten daha mı özgürüz, yoksa sadece daha akıllı kafeslerimiz mi var? Yüksek binaların gölgesinde, akıllı telefonların soğuk ışığında, reklam tabelalarının “sen farklısın !” yalanların da boğulmuş bir insanlık, hangi özgürlükten söz ediyor ?
Ekranların soğuk ışığında ısınmaya çalışan yüreklerimiz, görünür olma telaşı ile çarpıyor. Kendimizi gösterme yarışında, kendimizi kaybetme paradoksunu yaşıyoruz. Her tık sesinde varlığımızı yeniden doğrulamaya çalışıyoruz. Hafızamız enformasyon Selin’in ortasında bocalayan bir kayıkçı; nereye kürek çekeceğini unutmuş sadece akıntıya direnmekle meşgul.
İnsan bir kelimeyi bitirmeden susmak istemiyor, bir çayı bitirmeden kalkmak istemiyor, bir ömrü bitirmeden ölmek istemiyor. Ama dünya, kelimeleri yarıda kesen caylari soğutan, insanları tam ortasından kıran bir yer. Bir gün herkesin hikayesi yarıda kalacak. Kimi virgülde, kimi ünlem de, kimi cümlenin tam ortasında. Ölüm hiçbir zaman sayfa sonuna gelmez. Çünkü hayat, düzgün paragraf yapmayı öğretmez kimseye