Meryem

Birey merkezli terapi
Hümanistlik psikoloji, pek çok psikoloğu geleneksel psikoterapi yaklaşımını sorgulamaya itti. 1960’lı yıllarda, terapinin hastalıktan çok kişiye odaklanması gerektiğini savunan Carl Rogers, klinik psikolojinin temel varsayımlarına meydan okudu. Ona göre ruh sağlığına giden yol, bireyin “kendi iyi yaşamını” keşfetmesinden geçmekteydi. Hasta, nasıl biri olması veya nasıl bir hayat sürmesi gerektiği konusunda yerleşik fikirlere uyum sağlamaklamaktan kaçınmalıdır. İyi yaşam, bir terapi dizisinin nihai ürünü olmaktan çok, devam eden bir süreçtir. Roger’a göre buna erişmek için geçmiş tatminler veya hayal kırıklıklarına saplanıp kalmak yerine bugünde yaşamamız gerekir. Dünyayı olduğu gibi deneyimlemeye açık olduğumuz müddetçe, pek çok olasılığı fark etmemiz mümkündür. İnsanlar temelde iyi ve sağlıklıdır, dolayısıyla hem kendimiz hem de diğer insanlar için “koşulsuz olumlu kabul” bakış acısını benimsememiz ve olumlu seçimler yapabilmek adına kendi yargılarımıza güvenmemiz gerekir.
Sayfa 358 - Carl Rogers·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsani gereksinimlerin hiyerarşisi
Maslow’a göre gereksinimlerimiz, bizi bir şeyleri yapmaya ve hayattaki amacımıza ulaşmaya motive eder. Bu ihtiyaçların tatmin edilme derecesi kendimizi nasıl hissettiğimizi belirler ve dış dünyaya bakışımızı etkiler. Maslow, hayatta kalmaya yarayan fiziksel ihtiyaçlardan sosyal ilişkilere ve kişisel gelişimin spiritüel ihtiyaçlarına dek uzanan farklı gereksinimler tanımladı. Bu gereksinimleri bir piramit şeklinde gösterdi; en altta fizyolojik ihtiyaçlar (hava, yemek, su ve uyku) vardır ve bunların üstünde hayatta kalmak için gereken diğer ihtiyaçlar (güvenlik, barınma ve para) bulunur. Ardından sosyal ihtiyaçlar (sevgi dolu bir ilişki, cinsel yakınlık, arkadaşlık ve sosyal gruplarda kabul görme) gelir ve sonrasında öz saygıya dair daha kişisel gereksinimler vardır. Bir sonraki adımı da ise Maslow‘un daha yüksek gereksinimlerinin ilki yer alır; kişisel gelişim ve potansiyelin gerçekleşmesi için aradığımız şeyler. Bunlar bilgiye erişime yönelik bilişsel ihtiyaçlardan estetik ve güzelliğin takdir edilmesi ihtiyacına ve kişisel potansiyele ulaşma gereksinimine dek uzanır. En üstte ise kendimizden öte kavramlar için hareket etme, öz aşkınlık yer alır.
Sayfa 356 - Maslow·Kitabı okudu
Alıntı
hümanistik psikoloji
Hümanist psikoloji, tekil kişilere ve kişilerinin tüm ihtiyaçlarını tatmin etmeye dair becerilerine odaklanır. … Maslow, hem davranışın hem de psikolojik sağlığın “daha yüksek” sosyal ve kişisel ihtiyaçların tatmini ve kişisel hedeflerin gerçekleştirilmesiyle şekillendiğini fark etti. Bu daha yüksek ihtiyaç seviyelerinde, bizler tatminden çok tamamlanmayı ve potansiyelimizi gerçekleştirme hissini ararız. Hümanistik psikoterapi, insanlara hayattaki amaçlarını ve hayatlarının anlamını tanımlamaları ve kişisel ihtiyaçlarının tamamını karşılayarak iç karmaşalarını çözme konusunda yardımcı olur.
Sayfa 354 - Amerikalı psikoterapist Abraham Maslow.·Kitabı okudu
Alıntı
Duygular ve Duygudurum
Poker oyuncularının çoğu, rakiplerinin ifadelerini okumaya çalışır ve duygusal stres altında yaşanan fiziksel değişimlerden yalan tespit testlerinde ve güvenlik için yapılan taramalarda faydalanılır.
Sayfa 317·Kitabı okudu
“Ben” Yaşları
Gelişim psikolojisi teorilerinde, özellikle de gelişimin belirli evrelerini tanımlayan teorilerde, değişimlerin yaşandığı yaşı tam olarak belirlemek imkansızdır; çünkü hepimiz farklı kişilikler olduğumuz için farklı hızlarda gelişiriz. Bu da “yaş” teriminin ne demek olduğunu sorgulamamıza yol açar. Kronolojik bir yaşımız vardır ancak bunun yanı sıra fiziksel ve psikolojik gelişimimize karşılık gelen pek çok farklı yaş da mevcuttur. Yaşlanma ve yaşlanmaya dair tutumla ilgili çalışmalarda, Robert Kastenbaum farklı “yaşları” inceledi. Kronolojik yaşın yanı sıra, öznel yaş ve hissedilen yaşa dair de araştırmalar yaptı ve hissedilen yaşın, özellikle yaş büyüdükçe gerçek yaştan daha küçük olduğunu kaydetti. Ayrıca gerek şahsımımız tarafından gerekse de başkaları tarafından bedenimiz ve yüzümüzün durumu değerlendirilerek hesaplanan biyolojik yaşla, ilgi alanlarımız ve faaliyetlerimizle belirlenen ve toplumdaki yerimizle hüküm verdiğimiz fonksiyonel yaşı tanımladı. Çalışmalar, bu yaşların geniş bir aralığa sahip olduğunu ve aslında hissettiğimiz yaşta olduğumuz gerçeğini ortaya çıkardı.
Sayfa 284 - Robert Kastenbaum·Kitabı okudu
Alıntı