Halin mi yoktur takatın mı yok
Gezmeden dünyayı yorulan gönül
Kimi gördümse güler eğlenir
Kendi kaderine darılan gönül
Elimi tutacak el bulamadım
Her yanım kapandı yol bulamadım
Temelinden sağlam dal bulamadım
Çürük bir ağaca sarılan gönül
Bilmem Çobanoğlu viran mı oldun
Sızladı yaralar çıban oldun
Yoksa Yakup oğlu Kenan mı oldun
Mısırdan mısıra sürülen gönül