Giriş Yap
Yeryüzünün en güzel mektubunu yazmak isterdim, Mutluluğun için bunu yapmak isterdim.
Reklam
Buna hayranlık değil, aşk derler.
İşte teşhisteki en büyük delilim! dedi. Açık sayfaların her iki tarafında da kartpostal boyunda üçer fotoğraf bulunuyor, sol baştaki resim bir genç kızı gösteriyordu. Selim doktora bakarak sordu: - Delil bunun neresinde? Doktor yavaş bir sesle izahat verdi: - Sağlı sollu altı resmin beşi kalabalık grupları gösteriyor. Sol baştaki şu genç kız ise bir ışık gibi insanın gözlerini kamaştıracak güzellikte... Işık kelimesini işitince Selim hafifçe irkildi ve doktora baktı: - Bundan ne çıkar? - Bundan şu çıkar yüzbaşım: Ben gelmeden önce siz bu resme uzun müddet, çok uzun müddet baktınız. Bu kadar güzel bir kızın resmine böyle uzun uzun bakmak estetik bir duygunun ilerisindeki arzudan doğar. Buna hayranlık değil, aşk derler. - Çok uzun müddet baktığımı nerden çıkardınız?
Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum
Reklam
Pusat, doktora istihkarla baktı: - Bunları iradesiz, karaktersiz ve zayıf adamlar yapar. Doktor, büsbütün hüzünlenen bakışlarını pencereden ta uzaklara çevirerek cevap verdi: - En kuvvetli insanların da zayıf anları olur. Selim uzun tartışmalardan hoşlanmaz, takışma ile hiçbir düğümün çözüleceğine inanmazdı. Sustu. Doktor da susmuştu. Uzunca bir zaman birbirlerine bakmadan pencereden görünen manzarayı seyrettiler. Konuya dönen Pusat oldu: - Aşk hastalığına tutulduğumu ve teşhisinizin sağlam bir delili olduğunu söylemiştiniz. Bu hastalığın delillerini doktor olmayanlar da anlayabileceği için şu delili ben de öğrenmek istiyorum. Doktor bir şey söylemeden Pusat’ın yattığı yatağın öteki tarafına geçerek baş ucundaki etajerin orta gözünde açık olarak duran albümü aldı. Selim’in kucağına vererek:
Reklam
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42