Ama sana kin bağlamak mı, Nastenka? .. Tertemiz, pırıl pırıl mutluluğuna gölge düşürmek mi? Acı sitemlerimle seni kederlendirip gizli azaplar vererek, en mutlu anlarında yüreğinin acıyla çarpmasını ister miyim?
Gelin olduğun gün, onunla birlikte yürürken siyah
saçlarını süslediğin narin çiçeklerden tekini bile
soldurabilir miyim? Bunları ben mi yapacağım, Nastenka?
Asla, asla! Göklerin her zaman açık olsun, sevimli
gülümseyişin parlaklığıını, mutluluğunu yitirmesin.
Yapayalnız yaşayan, sana karşı şükranla çarpan bir yüreğe tattırdığın mutluluk anından dolayı seni hep hayırla anacağım.
Ulu Tanrım! O ne uzun, mutlu bir andı! Bir insana
böyle bir an yaşam boyu yetmez mi?
Bakın, size söylemek istedigim şu: Onu sevmeme daha dogrusu sevmiş olmamakarşın siz hala beni seviyorsanız
.. Nasıl söyleyeyim, aşkımızın çok güçlü,
yüregimden öncekini silecek kadar güçlü oldugunu
hissediyorsanız ... Bana acıyarak; hayatta yapayalnız, avuntusuz, umutsuz, yazgımla baş başa kalmamı istemezseniz
... Beni her zaman şimdiki gibi severseniz, yemin
ederim. Şey ... Aşkım sizin aşkınıza layık olacaktır.
Elimi kabul ediyor musunuz?