Herkes İran'ı konuşuyor, İran hakkında sorular soruyor, televizyona çıkmış bir sürü sözde uzmanlar İran hakkında yorumlar yapıyor. Bizim ülkemizde olanları konuşan bir kanal yok, bizim ülkemizde olanları soran konuşan doğru düzgün sayıda hiç kimse yok. Durumun vehameti çok üst seviyelerde artık. Bir şeylerin değişmesine yok olmasına çok az zaman kaldı. Hiç bir şeye tepki gösteremeyen bir halk yaratılmış resmen. Bir tarafta da arsızca bir teröristin katilin fotoğraflarını elden ele dolaştıran meydanları dolduran bir güruh. Bir süreç başladığını herkes görüyor ama sonunun nereye varacağını görmemekte ısrar ediyoruz. Hâlâ saçma sapan konularda siyaset yapma çabası içindeyiz.
Osmanlı işgal altında iken bazıları kabineye girmek için mücadele ediyordu. Saray etrafında o kadar entrika var dı ki bir insanın okurken hayret etmemesi mümkün değildi.
Yunan orduları Ankara'ya kadar ilerlemişken mecliste Mustafa Kemal ve hükümetine karşı olanların planlarını tepkilerini okuyunca hayrete düşüp bu da mümkün değil artık derdim.
Şu anda ülkedeki durum bu meclisin içinde olanların ya da sarayın etrafında dönen olayların aynısı ve bu sefer bunu yapanlar sadece iktidar sahibi olmaya çalışan bir kaç zavallı değil bütün bir halkın nerdeyse tamamı.
Bir vatan gidiyor bir devlet kuruluş felsefesi ile birlikte yok oluyor verilen tepki yok.
Atalarımız gayet şerefliymiş Yunan İzmir'e bayrağı dikince her yerde toplu tepkiler başlamıştı. Şu anda bayrak denilen paçavralar her yerde dolaşıyor ama halktan ne bir tepki ne bir miting.
Uçurumun kenarına doğru hızla sürüklenen bir ülke. Yok oluşun başlangıcı. Kırmızı çizgileri kalmamış siyasiler ve tıpkı oy verdikleri siyasilere benzeyen bir halk. Başka nereye gidebilir ki zaten bu gidişat.