... hakkımdan önce varlığımı arıyorum. Bir kadın var olduğunu hep mi ispat etmek zorunda? Ben ne zaman varsayıldım biliyor musunuz? Sessiz kaldığımda. Onların istediği gibi davranıp, görünmez olduğumda. Gölgemden korktum. Yanlış yaparım diye kâğıtlardan korktum. Evraklarda adım geçer diye kimliğimden korktum. Ederimden fazla olurum diye terazilerden korktum. Üstümü çizebilecekleri kalemlerden korktum. Arkamdan konuşulan kelamlardan korktum. Kendimden korktum. Korkularıma sarıldım. O kadar sıkı sarıldım ki görülmeyecek zannettim. Ben sıktıkça kaybolacağına inandım. Onların görmek istediği birini yaşadım. Neticede başkası oldum.
Bir kadın var olduğunu hep ispat etmek zorunda mıdır? Bir kadın olarak hatırlanmak istiyorum belki. Her seferinde bunu şunun için yaptım demekten sıkıldım. Varlığımı geçtim. Yokluğumu konuşuyorum artık
Evlilik, eğik bir duvarı tutmak gibidir doktor; kenara çekilmeden, ayakta mı yoksa düşmeye mi yakın olduğunu asla bilemezsiniz. Elinizi çekmeden yükün kimde olduğunu anlayamazsınız, ancak bıraktığınız zaman emin olursunuz. Koca bir ömrü elim hiç titremesin diye tüketmiş biriyim. Şimdi o duvarın altında nefes almaya çalışıyorum.