Öykülerin melankolik bir havası var. Kendi sevdiği bisiklet temasını hemen her öyküde kullanmış. Bloglarından yola çıkarak almıştım, daha sıcak bi kitap beklerdim. Beni çok içine almadı ne yazık ki..
Bulut FabrikasıGökhan Kutluer · Yitik Ülke Yayınları · 201732 okunma
Gerçek mutluluk günümüz insan ilişkilerinde değil, özümüzde, evrimsel sürecimizdeki doğayla olan ilişkimizde diyor özetle. Diller yokken, herşey birdi ve sezgilerle, dokunmayla, sevgiyle anlaşılırdı. Şimdiyse medeniyetle sözde mutlu olma alanları yarattık kendimize, tüketime dayalı.
Neden her gün bir gülme anı olmasın hayatımızda diyor kitabın bir yerinde. Bunu çok sevdim. Sebepsiz, durduk yere atılan kahkaha bir süre sonra durmadan gülmeye dönüşmüyor mu?
Bu öğretiyi yaşamına alanlara ise gezgin diyor. Bahsettiği gibi gerçek bir gezgin olmak içinse, bence çelik gibi irade eğitimi gerekli..
Yazarı gizlenseydi de Serkan Karaismailoğlu yazmış derdim. Kendine has çok tatlı ve espirili diliyle, naifçe ve stres yaratmadan nasıl öğreteceğini bilen - ki beynin nasıl çalıştığını bildiğinden kaynaklanıyordur herhalde- ve bunu çok iyi uygulayan birisi kendisi. Bu tarz popüler bilim kitaplarında bazen sıkıcı, uzatan, bir türlü konuya gelemeyen ve sonuca gelince başını unutturan eserler mevcut. Ancak onun kitaplarını elinizden bırakmak istemiyorsunuz, çok akıcı ve eğlenceli. İşin magazinel kısmını da katıp, günlük hayattan örneklerle sonuca varıyor. Özetle evet, doğamızı ve doğalarını kabul etmeliyiz, doğuştan gelen bazı özellikleri değiştirmeye çalışmamalıyız, sonuç alamayız. Karşımızdakini bilimsel olarak anladığımızda, duyguları katmadan anlamlandırdığımızda bu iş daha kolay olabilir. Ben çok sevdim, eşime de önereceğim. Keyifli okumalar!