Toz pembe pastel boyalarım,
Kendi dünyamı kendim boyuyordum…
Puslu, gri, soluksuz bu havada,
Kendim boğuluyordum…
Güneş’in oğlu,
Ruhuma yoldaş, yanıma eş,
Artık kokmuyor Yasemin çiçekleri,
Mektupların…
Önce kendini mi kaybettin de,
Piraye’n yok oldu?
Beni hayatta tutan sözlerindi,
Birer birer yok oldu.
Düşlerim beynimde kilitli kalmış kafesteyken,
Hadi götür beni.
Götür ki diyarına, inanayım yeniden.
Hayatımdan daha güzel bir hayat olduğuna.
Bahanem olsun yaşamak için,
Götür beni buralardan..
Hastalıkların ve ölümlerin uğramadığı bir kente,
Yalnız Güneş’in olduğu,
Hayallerin aş olduğu,
Ruhuma eş olduğun
Bir kente..
Bir tek şiirlerin iyi gelir bana
Nâzım…