Millet olarak başımıza açılan belalarını tümü milletler camiası içinde kendimize başkaları tarafından ayrılan yere rıza gösterişimizden doğuyor. Kendi yerimizin neresi olacağı konusunda kendimiz karar vermedik. Hatta bizi bulunmaya icbar ettikleri yere intibak konusunda kendimize mahsus kararlar almak ve o kararlarda direnmek gibi bir tavrımız olmadı. Bu yüzden en basit gündelik işlerimiz dahi genel siyasetin damgasını taşıyor.
Kemalist devrimler toplumda büyük kargaşalar doğurmadıysa bunun sebeplerinden biri kültürel değişimin bir yükselmeyi, bir tırmanma çabasını gerektirmeyişiydi. Aşağı inmek yukarı çıkmak kadar zahmeti gerektirmiyordu. Osmanlı hayatın yürütebilme başarısını göstermiş insanlara Cumhuriyetle gelen yaşama
tarzı "hafif geldi.
Sözün özü; anladıklarımızla dost oluruz, ancak dostlarımızı anlarız. Artık anlayamadığımız dostlarımızı kaybederiz. Düşmanlarımızı ise anlamamız mümkün değildir. Onlar anlamadığımız kadar düşmanımızdır. Oysa onları öğrenebiliriz. Onları çok iyi öğrenerek bize verecekleri zararı en aza indirebiliriz.
Bir insanın düşünme biçimini değiştirmek istiyorsan, önce onun söz söyleme biçimini değiştireceksin: kelamını değiştireceksin: dilini ve edebiyatını değiştireceksin! Gerekirse işe alfabeden başlayacaksın!