Ölürken yeni doğmuş gibi ölebilmek, bu dünyaya gelişimizin sebebi. Toprağa dönüşümüz, böylesine bir yenilenme için. Hakikatin bile bayatına tahammül edilemez. Hakikat sürekli olarak kendini yeniler.
Adem'in Adem olması için şeytanın, yılanın ve insanın Cennet varlığı olmaktan çıkmaları, cennetin şartlarından faydalanma kolaylığını yitirmeleri, cenneti yitirmeleri gerekiyordu. Cenneti, bulmak için yitirmek gerekiyordu.
Ağaç vardı, ağacın hülyası vardı. Ama çiçek ve meyve yoktu. Ya da çiçek açmıştı ağaç ama bir türlü çiçek meyveye dönüşmüyordu. Çünkü: mevsim hep aynı kalıyordu, değişmiyordu. Meyvenin ortaya çıkması için mevsimin değişmesi lazımdı.
Ah, bir sarkaç gibi bir ölüme, bir hayata gidip gelen ruhlarla, sadece biyolojik yaşantının içinde vakit dolduran Ruhlar arasında ne büyük uçurum vardır!