Mü'minlik dairesinde kaldığı halde imanın içini dolduramamak, imanı erimeye terketmek, imanı sözde bir iddia haline getirmek ahde vefasızlıktır. Mü'min, kulluk sözü vermiş insandır.
Saniyelerle hesaplanan vaktinin kıymetini bilmeyen, zamanı heder eden için bir vaat yoktur. Allah Teala'nın zamana yemin ettiğini bilerek yaşamak gerekir.
"Ne derler"? Sorusuna hak ettiğinden fazla değer biçtik. "Ne derse desinler, yeter ki hak olsun!" demekte zorlanıyoruz. Durum bu olunca da birbirimizin şehvet kamçılayıcısı, maşası oluyoruz. Birbirimizi hayra teşvik edecek yerde, kapitalist akla sürüklüyoruz.
İnsan, İlahlaştırıldı!
İnsan; kendi kaderini yazan, evrenin yegâne hâkimi olan, değiştiren ama değişmeyi kabul etmeyen, zevkini put edinen bir varlık haline geldi. Bu özellikleri bütün insanlara vadettiler ama sadece Batı'nın öz evlatları için kullandılar. Üvey çocuklar sadece şeker yaladılar.