Bana yirmi yaşımda söylenmeyen gerçek şu: Hayat genişlemiyor, sandığının aksine daralıyor. Biz büyürken aslında hep daha fazlasını hayal ettik; daha çok arkadaş, daha fazla plan, daha çok anı... Bir noktadan sonra fark ediyorsun ki kalabalıklar azalıyor, herkes kendi kabuğuna çekiliyor. Çünkü büyümek aslında daha çok yaşamak değil, daha çok elemekmiş: Daha az insan, daha az gürültü ama daha gerçek bir hayat.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eskiye dönüp bakmaya çalıştığımda, çocukken ağlamak için en uzak köşeye giderdim. Beni ağlatan şeylerden böyle uzaklaşılır sanardım. Bazı şeylerin mümkün olmadığını, duygularımı ziyan ederken öğrendim. Bir duygu bir insanı nasıl bertaraf edermiş, o duyguya yenildim. İçinde olduğum anın dışında kalıyorum; diyaloğa değil, monoloğa sığınıyorum..