...hep aynı şeyi yapıyordum ben: Daha yolun başında vazgeçiyordum. Düşerim diye inmiyordum yokuşlardan. Yorulurum diye çıkmıyordum. Bana göre değil diye yargılıyor ve her şeyi kaçırıyordum...
'Tam yaşayamamak, bir şeyin tamamına sahip olamamak korkusu' diye bir şey var ve o mu beni yönetiyor yoksa? Nasılsa olmayacak diye baştan vazgeçmek. Ya da nasılsa bitecek korkusundan ilk zorlukta kestirip atmak ve rahatlayıvermek. O yüzden mi yarım her şey? 'Zaten tam mutlu olamamıştım ki, olmazdı ki, baştan belliydi,' diyerek mi teselli ediyordum kendimi?