O zaman bütün yüreğimle şuna inanıyordum yani şunu düşünüyordum: insan can çekişirken kendini aşıyor. Bir ölünün odasında durmak bile yeter bunu anlamak için , ölüm seçkin bir durum olduğundan, bir şey vardır ölüden çıkıp odada bulunanlara geçen, bir tür yüceliktir bu.
Biliyorum, artık bana tutku verecek hiçbir şeyle , hiçbir kimseyle karşılaşmayacağımı biliyorum. Birini sevmeye koyulmak başlı başına bir iş, bir girişimdir. Güç ister, yürek ister, körlük ister…
Hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki , uçurumun üstünden sıçramak ister , düşmeye kalkarsan aşamazsın onu.